Türk Betik

  • 5.00 5.00 rating from 1 review
Yusuf Akçora'nın dediği gibi “Türkler dediğimiz zaman 'Türk-Tatar' bazen 'Türk-Tatar-Moğol' diye adlandırılan bir ırktan gelme dilleri birbirine pek yakın, tarihî hayatları birbirine karışmış olan kavim ve kabilelerin tamamını murat ediyoruz”. Bu halklar, Bozkır medeniyetini meydana getirmiş ve o medeniyeti tarihi süreç içinde farklı coğrafyalara taşımıştır. Mesela Uluğ Türkistan'a Ural Altay'a, Kafkasya'ya, Balkanlar'a, İskandinavya ve Baltık bölgesine Ortadoğu'ya ve Anadolu'ya taşıyıp, kadim kültürlerini yeni sentezlerle yaşatmış ve yaşatmaktadırlar. Elinizdeki kitapta Bozkır medeniyetinin kurucuları olan Türk-Moğol haklarının halk inanmaları konusunda yapılan araştırmalardan bazı örnekleri okuma imkânınız olacaktır.
14,00  10,20 

Türk Lehçeleri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Yüksek Öğretmen Okulları, daha sonra üniversitelere bağlanan Eğitim Fakülteleri Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıflarda okutulan Türk Lehçeleri ile 4. sınıflarda okutulan Eski Türk Dili Dersleri programına göre uyarlanmış olan bu kitap, ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Yıllardır okuttuğum Türk Lehçeleri dersinin notlarını geliştirerek öğretmen adayı öğrencilerime, dersi daha geniş kapsamlı okutabilmek, toplu metin bulma ve yazdırma güçlüğünü ortadan kaldırmak, ders saatlerinde metin yazdırmak için kaybedilen zamanı önlemek, böylece önemli bir boşluğu doldurmak gayeleriyle kaleme aldığım bu kitap; bu gerçekler göz önüne alınırsa önemi küçümsenmeyecek bir ihtiyaca cevap vermeye çalışacaktır.
30,00  21,80 
Tatar Türkleri, Oğuz Türkleri ve Kıpçak Türkleri gibi Türklüğün ana yapı taşlarındandır. Türk kültür coğrafyasında Tatar dünyası büyük bir yer tutar. Bütün büyük toplumlar gibi Tatarlar da tarihi nedenlerle değişik yerel isimler de alabilmişlerdir. Anadolu Türk kültür coğrafyasında Hıristiyan Tatarlar hariç diğer Tatar kesimlerden küçük-büyük temsilci grupları vardır. Şırnak Tatarlarının bu yapılanma içerisinde özel konumları vardır.
10,00  7,70 

Türk Kültürlü Halklarda Ölüm

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Ölüm içerikli duygular toplumların en az hile katılmış duygularıdır. Ölümden öteye köy olmadığı inancı, ölümden sonraki var olmaya dair inançlarda farklılıklar olsa da ortak peyda içerirler. Türk kültürlü halklarda ölüm evveli, esnası ve sonrası ile tıpkı doğum ve evlilikte olduğu gibi bir bütündür. türk kültürlü halkları bir arada tutan en önemli inanmalar ölüm karşısında duyulan inanmalardan oluşur.
15,00  11,00 
Alkış ve Kargışların içeriği toplumların millet olabilme yeteneklerini yansıtır. Ayrıca asaletlerini merhametlerini ve mertliklerini hamt duygularını ve haddini bilmelerini içerir. Alkış ve Kargışlar, bir milletin mitolojik dönemden şekillenerek gelen tarihlerini yansıtır. Onlar milletlerin parmak izleri gibidirler. Bu izlerden hareketle toplumlar dinlerini değiştirseler ve dillerini yitirseler de kültür akrabalarını bulmakta zorluk çekmezler.
14,00  11,00 
1919 yılı Mayısının 19uncu günü Samsuna çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış, Büyük Savaşın uzun yılları boyunca millet, yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve ülkeyi Genel Savaşa sürükleyenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife olan Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki hukûmet, güçsüz, onursuz, korkak,yalnız Padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.
18,00  14,00 

Türk Halk Tefekküründe Kurt-2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Anadolu halkı kurtuluşunu ve kuruluşunu maddi olduğu kadar fikri topyekûn seferberlikte bulmuştur. Bu inancı taşıyan bütün mazlum milletlerin halkları da kurtuluşu bu strateji ile sağlayabilirlerdi. Bu konuda Atatürk, “Anladık ki kabahatimiz kendimizi unutmak lığımızmış. Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak, evvela bizim kendi benliğimize ve milletimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen bütün ef’al ve harekâtımızla gösterelim; bilelim ki, milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin şikârıdır.” (Atatürk’ün Kültür ve Medeniyet Konusundaki Sözleri, Ankara, 1990 s. 61–62 ) Bize göre O, bu günün küresel gücü veya güçleri karşısında alınacak tavır itibariyle de, öze dönülmesini çözüm ve çare olarak görünüyor. Türkiye’nin hangi bakımdan Amerikalılaşmayacağının sorulması üzerine, Atatürk, “Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerika olacak ne de batılaşacaktır. O sadece özleşecektir.” demekteydi.
11,00  8,50 

Türk Mitolojisinde Kurt

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk kültür bölgelerinde ve bu bölgeleri oluşturan halkların arasında kendisini daha fazla hissettiren kültürel stratejilerin emperyalist politikaları, halkların demokratik kültürel dayanışmalarının önemini, günümüzde çok daha fazla zaruri kılmıştır.
9,00  6,50 

Türk Destanlarına Giriş

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Destanlar, milletlerin kahramanlık hikâyelerinin toplamıdır. Öyleyse destanları zengin olan toplumların tarihleri de o ölçüde muhteşemdir. Bu açıdan baktığımızda Türklerin tarihi pek çok destanî hikâyelerle doludur ve bunların da büyük bir kısmı gerçekleri yansıtır. Zaten destanların en önemli hususiyeti, içerisinde milleti yakından ilgilendiren yaşanmış olaylara yer verilmesidir. Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı günden beri başından acı, tatlı birçok hadise geçmiştir. Ve dünyanın en eski halklarından biri olan Türkler ortaya koydukları destanlar bakımından son derece şanslıdır. Elbette mazide cereyan eden her olayı destan sınıfına sokmak mümkün değildir. Bunun için bazı özel şartların olması gerekir. Bunlar yerine gelmişse, destan olarak değerlendirilir ve tarihi hadiseler yazılırken bunlardan yararlanılır. Biz bu çalışmamızda İslamî dönem öncesinde ortaya çıkmış olan Türk destanlarına bir giriş yapmaya gayret ettik. Kitabımızda, belki de sonraki destanlarımızın yazılmasına da aracı olan ana destanları ele aldık. Dolayısıyla bütün Türk milletinin tamamını ilgilendirmeyen halk hikâyeleri ayrı bir çalışma olduğundan, onları burada değerlendirmeyi uygun görmedik.
30,00  21,80 
Türkler´in Müslüman oluşlarını sadece onların eskiden tek Tanrı´ya inanışları ile açıklamaya çalışanlar, her fırsatta Türk olduklarını açıklayan ama Müslüman olmayan diğer Türk topluluklarının inançlarını hangi mantıkla açıklayacaklardır? Araplar tarafından kendilerine reva görülen mevali-köle sıfatını kendileri için bir paye gören, tefsir kitapların da kendilerine verilen Ye´cuc ve Me´cuc sıfatını da aynı şekilde kuballenip medrese ve okullarında yıllarca okutan, Arap ordularının Orta Asya Türk toplulukları ile savaşını istila yerine fetih olarak değerlendiren tarihçilerin de tarih bilimiden ne anladıklarını sorgulamak gerekmektedir. Arap tarihini kendi iç siyasi, politik ve ekonomik çelişkilerinden doğan bir çok hadiseyi (örn. Alevilik-Sünnilik) başlangıçta milli tarihimizi hiç ilgilendirmemesine rağmen Türk tarihinin ana problemleri olarak kabuletme ve onu Türk topluluklarının tarihi, sosyolojik ve hatta etik meseleleri gibi kabullenerek tartışmanın da Türk kültür ve tarihi açısından hiçbir yararı olmadığını bilmek gerekmektedir.
30,00  22,40 

Türk Anayasa Tarihi 1808 – 2007

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu kitap, Osmanlı devleti anayasıcılık hareketi başlangıcı sayılan 1808 tarihli Sened-i ittifak belgesi ile başlayıp, 1839 tarihi Tanzimat Fermanı ve 1856 tarihli Islahat Fermanı’nın analizini yapıp, 1876 tarihli ilk Osmanlı Kanun-ı Esasi’ni 1909 tarihli değişiklikleriyle inceleyerek, Türkiye Devleti’nin ilk Anayasa’sı sayılan 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 1924 tarihli Kanun-ı Esasi’si, 1961 Anayasası ve nihayet yürülükte olan 1982 Anayasası ve 2007 tarihine kadar bu Anayasa’da yapılan değişiklikleri ortaya koyan bir çalışmadır.
27,50  20,00 
Genellikle birbirine koşut olarak anılan Türkçülük, Turancılık, Pantürkizm`in özgül siyasal ve ideolojik içerikleri nedir? Türkçülük-Turancılık-Pantürkizm, Türk uluşçuluğunun oluşum dönemine özgü romantik aşırılıklar mı? Yoksa Türkçü-Turancı-Pantürkist akımlar, ulus-devletin ve resmi milliyetçiliğin kuruluş sürecinde de etkilerini sürdürdüler mi? Kısmen muhalif radikal haraketler aracılığıyla, ama kısmen de rejim bünyesinde bu düşünceleri izlemeyi sürdürenlerin siyasal konumu nasıl tanımlanmalı? Günay Göksu Özdoğan, Cumhuriyet`in kuruluş yıllarındaki Türkçü ve Turancı akımlara ilişkin incelenmesinde, bu sorulara doyurucu cevaplar getiriyor. Sözkonusu akımların Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura`ya dayanan mirasını irdeledikten sonra, Cumhuriyet`in milliyetçiliğinin, başka bir terimle Kemalist ulusçuluğun bu mirasla ilgili açmazını hatırlatıyor.
27,00  21,00