Tarih

1–24 / 31 sonuç gösteriliyor

Türklerin Tarihi – 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Türkler tarihin her safhasında görünen, tarihi inşa eden kavimlerden biridir. Bugünkü medeni dünyada hiçbir eski dünya kavmi ve ülke yoktur ki Türkler olmadan tarihini yazabilsin. Mutlaka, Türkleri ve Türk tarihini bilmek zorundadır ki kendi tarihini anlayabilsin.”
22,50  15,70 

Kök Tengri’nin Çocukları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türkler Esir düştüler, savaştılar, barıştılar Uzak Asyadan Akdenize kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyaya yayıldılar. Devletler kurdular, devletler yıktılar. Çine aman vermediler. Birçok farklı isimle anıldılar, farklı dinlere inandılar. Çok büyük bir medeniyet yarattılar. Başka medeniyetlerin yükselmesine katkıda bulundular. Hepsi de masmavi Gökyüzünün (Gök-Tanrının) altında buluştular. Türkler kimdir? Nereden gelirler? Hangi dinlere inanırlar? Tarihleri ne zaman başlar? Nasıl teşkilatlandılar? Ve en önemlisi nasıl bu kadar başarılı oldular? Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, bu kitabında yukarıdaki soruların ışığında Orta Asyadan Avrupaya kadar yayılan Türklerin İslamiyet öncesi tarihlerini bütüncül bir şekilde okuyucuya sunuyor. Karmaşık gibi görünen bir tarihi yalın şekilde anlatan, örneği az rastlanır bir çalışma…
27,00  18,90 

Türklerin Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var…”
22,50  15,70 

Türk Tarihine Yeni Bir Bakış

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Uğur Mumcu öldürülmeden önce Kürt Meselesi üzerinde çalışıyordu. Kürt Meselesi'ni etnik ve dinsel yönünü birleştirerek ele almış, Şeyh Sait ayaklanmasını Kürt-İslam Ayaklanması olarak değerlendirmiş, Türkiye'yi uzun yıllardır yöneten Sağ iktidarların ideolojisini ise Kürt-İslam Sentezi olarak tanımlamıştı. Kaya Ataberk bu kitabında, Uğur Mumcu'nun bu tanımlamasını referans alarak, Uğur Mumcu'nun çalışmasını derinleştiriyor. Kürt-İslamcılık, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısını kabul etmeyen geniş bir cephenin temel bakış açısı. Bu yönüyle Şeyh Sait gibi bir Şeriatçıdan Kemal Burkay gibi bir sosyalist ateiste, Apo gibi bir bölücüden Seyid Ahmet Arvasi gibi bir ülkücüye kadar geniş bir kesim, Kürt İslamcılık akımı içerisinde birleşebiliyor. Kaya Ataberk bu tezi ile, hem Kürt Meselesi'ne çok yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırıyor, hem de özellikle Nakşibendilik tarihi içindeki köklü bir damarı ortaya çıkartıyor. Yine ek olarak 500 ünlü Kürt İslamcının biyografisini ve fotoğraflarını da yayınlayarak, araştırmacılara zengin bir arşiv sunuyor.
14,00  10,25 

Orta Asya Türk Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Hiçbir milletin tarihini Türkler olmadan yazamazsınız. Bunun sebebi de, Türklerin dünyanın pek çok coğrafyasına dağılmasını ve başka milletlerin tarihlerini etkilemesidir. V. V. Barthold Verilecek derslerden maksat, sizlere Türk kavimlerinin tarihi hakkında Rus ve Avrupa ilimlerinin elde ettiği neticeleri ?bana verilen ders saatlerinin müsaadesi nispetinde? tanıtmaktır. Lâkin bu neticelerin pek zengin olmadığını ve buna ilişkin birçok meselelerin henüz tamamen hallolunamadığını göreceksiniz. Bunun sebebi Türk tarihini ilk kaynaklardan öğrenebilmenin zorluğu ve bir şahısta bir arada bulunması müşkül olan çeşitli ilim dallarını ve lisanları bilmenin gerekliliğidir. … Bir kavim veyahut bir ülkenin tarihinin belirli bir devri hakkında oldukça ayrıntılı bilgilere sahip olduğumuz halde aynı kavim veya ülkenin o belirli devirden önce veya sonra nasıl bir hayat geçirdiği hakkında ekseriya herhangi bir kaynakta mevcut birkaç kelime ile yetinmek mecburiyetindeyiz. Hâlbuki bir kavim veya ülkenin aşama aşama oluşan tarihî olaylarını layıkıyla öğrenmek için o kavmin tarihindeki her safhayı iyice görmek imkânına sahip olmalıyız.
18,00  14,50 

Herkes İçin Türk Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Herkes İçin Türk Tarihi” adını verdiğimiz bu eser, Türk Dünyasında ortak bir bilinç oluşturma hedefine yönelik olarak, dört bin yıllık bu ortak tarihi ve kütürü incelemektedir. Eser üslup olarak meslekten tarihçi olmayan aydınlara ve kamuoyuna, yani yediden yetmişe herkese hitap edecek şekilde kaleme alınmıştır. Türklüğün “Dünya Devleti” rolünü oynadığı Osmanlı İmparatorluğu dönemi, bu özelliğinden dolayı diğer konularına göre biraz geniş tutulmuş bulunmaktadır.
17,00  11,90 
Doğu Gök Türk Devleti yıkıldıktan sonra Çin içinde Gök Türk hanedan soyundan olan A-shih-na Chieh-she-shuai adlı bir Gök Türk’ün yaptığı isyan Türk tarihinde büyük bir iz bırakmıştır. Öncelikle Gök Türkler’in bağımsızlık mücadelelerinin ilk adımı olmuş böylelikle Kutluk İlteriş Kağan 682 tarihinde Gök Türk devletini yeniden diriltmiş, hatta bu devlet ilkinden daha büyük bir devlet haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ise 1946 yılında büyük tarihçi ve edebiyatçı Türkçü yazar Hüseyin Nihal Atsız bu isyanı baz alarak yazdığı romanda Chih-she-shuai’ya “Kür Şad” adını vermiş ve bu isim halk arasında kabul görmüş hatta kemikleşmiştir. Bu isyan ise Türklük ve bağımsızlıkla bir anılır olmuştur. O tarihten bu yana birçok Türk tarihçisi bu konuyu ele almış, ancak kaynaklardaki veri birkaç satırı geçmediği için tatmin edici bilimsel araştırma ortaya konulamamıştır. Belki de bundan dolayı halk Atsız’ın romanına sarılmış ve kurguları dahi gerçek sanmaya başlamıştır. Çin tarihçileri tarafından “Chiu-ch’eng Sarayı Vakası” olarak anılan bu isyandan Chiu T’ang Shu ve Hsin T’ang Shu, TCTC ve T’ang Hui Yao gibi Çin kaynakları bahsetmişlerdir. Kimisi birkaç satır kimisi bundan biraz daha detaylı olan bu kayıtların hiç biri olaydan uzun uzadıya bahsetmezken isyan sonrasında yapılacak işler ve alınacak tedbirlerden uzun uzun bahsedilmiştir. Çin kaynak yazıcılığının bize yabancı olmayan bu davranışının açıklaması şöyle yapılabilir. Çinli vakanüvisler hanedan aleyhine ya da utanç verici olduklarına inandıkları olaylardan çok kısa bahseder ve detayları geçiştirerek yazarlar. Burada da bunun bariz bir örneğini görmekteyiz.
40,00  24,00 
Kıbrıs Adası, 1571 yılında Türkler tarafından alındıktan sonra 307 yıl boyunca Türk hâkimiyetinde, bütün toplumlar için güvenli ve düzenli bir idari yönetime kavuştuğu gibi Türkler için bir vatan olarak algılanmış ve sahiplenilmiştir. Ancak İngiltere tarafından 12 Temmuz 1878 tarihinde işgal edildikten sonra Rumlar lehine yapılan düzenlemeler nedeniyle Türkler, Ada’dan büyük oranda göç etmiş ve kalanlarda Rumların baskı ve zulmüne uğramıştır. Bundan dolayı Kıbrıs Türkleri bir taraftan İngiliz emperyalizmine karşı pasif direnişte bulunurken, diğer yandan Rum baskı ve saldırılarına karşı durmaya çalışmıştır. Kıbrıs Türklerinin bu Milli Mücadelesi’nde, Türkiye Türkleri yapmış oldukları mitingler ile destek olurken, gerek TBMM, gerekse diğer birçok kuruluş, Kıbrıs meselesini sahiplenmiştir. Kıbrıs meselesi; Kıbrıs Türkleri için bir vatan müdafaası iken İngiltere, Yunanistan ve Rumlar için emperyal ideallerinin gerçekleşmesi hayalidir. Günümüzde de devam eden bu meselenin bir boyutu da; Ada’nın Türkiye için jeopolitik ve jeostratejik önemidir.
15,00  10,75 

Uygur Türkleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Uygur Türkleri özellikle Türk kültürüne yaptıkları katkılardan dolayı Türk milleti için mühimdir. Çünkü Uygurlar, Türklerde resim sanatının, müziğin, heykeltraşlığın, kitap basımının, din anlayışının, ticaretin yerleşik hayatın gelişmesinde ve yayılmasında öncülük ve aracılık yapmışlardır. Bunula beraber Ötüken, Uygur Kağanlığı ve onun devamı olan Uygur hanlıkları bugünkü büyük Türkistan'ın etnik ve kültürel yapısının şekillenmesinde de aktif rol oynadı, Türkistan'daki Türk boyları etnik bakımdan şöyle veya böyle Uygur Türkleriyle irtibatlı olduğu gibi, Türk dili ve edebiyatı hussunda da onların tesiri altında kalmışlardır.
17,00  13,00 
15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in haksız yere Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehir ve kasabada protesto mitinglerinin yapılmasına zemin hazırlamıştır. Bu mitinglerde alınan kararlar ve protesto metinleri incelendiğinde pek çok yönden benzerliklerin olduğu göze çarpar. Anadolu'nun her köşesinde icra edilen mitinglerde, Türkler, seslerini hem kendi ülkelerine hem de cihana duyurmak istemişlerdir. İdam fermam imzalanmış, kolu kanadı kırılmış, ordusu ve donanması dağıtılmış, vatan toprakları yer yer işgale uğramış bir devletin hâkim ve asli unsurunu oluşturan Türkler, pasif direniş tedbiri olarak adlandırılabilecek mitinglerle işgallere duydukları tepkileri dile getirmişlerdir. Mitingler, kuva-yı milliye yanlısı aydınların yönlendirmeleriyle gerçekleştirilmiştir. İstanbul'da ve Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yapılan mitingler, halkın Türk milliyetçiliği duygusu ile bütünleşerek kuva-yı milliye etrafında kenetlenmesini sağlamıştır. Bu mitinglerle birlikte milli duygular doruğa çıkarılmış, millî ruh ve heyecan basın yayın organlarıyla kitlelere maledilmiş; netice itibariyle yurt sathında kısa sürede kuva-yı milliye hareketi yayılıp güçlenmiştir. Milli Mücadele döneminde duygu, düşünce ve fikir birliğini sağlamayı hedefleyen mitingler, içerik bakımından ortak noktaların farklı mekânlarda dile getirildiği önemli toplantılar olmuştur. Bu mitinglerde dile getirilin ifadeler edebî açıdan incelendiğinde, bir milletin şahlanışı, yeniden dirilişi karşımıza çıkar. Fakat bugüne kadar yazılmış olan tarih kitaplarında, Milli Mücadele dönemi anlatılırken, ne yazık ki Türk milletinin duygularının tercümanı olan mitinglere pek yer verilmemiştir. Bu kitapta, İstanbul Üniversitesi'nde işgale tepki gösteren aydın öğretim üyeleri yanında Türklüğü ile gurur duyan kız-erkek üniversite gençliğinin cihana haykırışlarını duyacak, bir yok oluşun eşiğinde iken ümitsizliğin, karamsarlığın ortadan kaldırılışı ve kurtuluşa uzanan sürecin hikâyesini bulacaksınız.
12,00  8,60 

Anadolu Türk Beylikleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Anadolu Türk Beylikleri Tarihi, Anadolu'da siyasi iktidarın ve egemenliğinin Selçuklu hanedanından Osmanlı hanedanına geçişine kadar sürmüş olan ara dönemi ifade eder. Türkler, tarihin bu döneminde Anadolu'da, 1-) siyasi hakimiyetlerini, 2-) nüfus hakimiyetlerini, 3-) kültür hakimiyetlerini kurarak, bu ülkenin Türk vatanı haline gelmesinde ve Türkleşmesinde büyük bir başarı göstermişlerdir. Bu küçük ve mütevazi eserde, Türk milletinin tarihte göstermiş olduğu bu önemli başarının tarihi temellerini ortaya koymaya ve açıklamaya çalışılmıştır.
17,00  11,80 

Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Dil, din ve tarihî geçmiş bağları ile birbirine sıkı sıkıya bağlı bu topluluklar kaynaşmak için bir önder bekliyorlardı. Enver Paşa kendisini bu iş için biçilmiş kaftan olarak görüyordu. Hemen faaliyete geçmek istedi. Enver Paşa'nın destanını anlayabilmek için içinde yaşadığı ortamı iyi bilmek gerekir. Doğuştan Türk olduğundan atalarının menşeini unutmamıştı. Bolşevikliğin iktidara gelişi ona, Moskova'ya silah zoru ile bağlı Türk soyundan gelen ülkelerin yakın bir gelecekte bağımsızlıklarına kavuşacakları ümidini vermişti. Tam bağımsızlığa kadar giden muhtariyetlerin gerçekleşmesi, komünist prensiplerine dil, din, soy, töre ve gelenek bakımından yabancı olan Orta Asya halklarını büyük bir sevince boğmuştu. Enver Paşa için “bağımsızlık” demek bütün yabancı etkilerden arınmak demekti. Moskova'daki yöneticiler her muhtar Devleti ayıran sınırları gösteren Sovyet Federasyonu haritasını gösterdiklerinde Enver Paşa'ya yapılan değişikliği gayet güzel bir şekilde açıklamışlardı, ama o, yerinde bu Devletlerin varlığını tahkik etmeye gittiğinde ülkeye ve ülkenin diline yabancı Rus memurlarının doldurduğu basit idari birimlerden başka bir şey görememişti.
13,00  9,00 

Türk Tarihinden İzler 3

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bunca yıl tarih okuyan ve tarih ilmi üzerine çalışan bir kişi olarak, herhalde şimdiye kadar bu yüce milletin geçmişinin ancak yüzde birini öğrenebildim. Çünkü Türk tarihi öyle geniş ve köklü ki, onu lâyıkıyla yazmaya ne bir kişinin ömrü yeter, ne de okuyarak tamamı öğrenilebilir. Böyle olunca da, elbette ki tarihçiler sadece belirli bir dönem veya coğrafyadaki Türk tarihiyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. İşte bizim de üzerinde çalışma yaptığımız saha, Orta Asya diye anılan, İç Asya ve bunun uzantısı Türkistan bölgesidir. Konu itibarıyla seçtiğimiz dönem, millattan önceki çağlar ile kısmen onuncu yüzyıla kadarki zaman olup, bunun dışındakiler hakkında iddialarda bulunmamız mümkün değildir. Bütün çalışmalarımızda olduğu üzere, Uygur Türkleri Tarihi’nde de fazla dolambaçlı yollara kaçmadan ve okuyucuları laf kalabalığı içerisinde boğmadan, en kısa biçimde, bir vakitler devletimizi idare eden, bizlere sayısız şan ve şöhretler kazandıran Uygur atalarımızı anlatmaya özen gösterdik. Nasıl ki, Kök Türk Kaganlığı milli bir devlet yapısı hüviyetinde ve Türk devlet teşkilatının olgunlaştığı bir bünyeye sahip olması açısından önemli ise, Uygur Türkleri de özellikle Türk kültürüne yaptıkları katkılardan dolayı bizim için mühimdir. Bilindiği üzere Uygurlar, Türklerde resim sanatının, müziğin, heykeltraşlığın, kitap basımının, din anlayışının, ticaretin, yerleşik hayatın gelişmesinde ve yayılmasında öncülük ve aracılık yapmışlardır. Bununla beraber Ötüken Uygur Kaganlığı ve onun devamı olan Uygur hanlıkları bugünkü büyük Türkistan’ın etnik ve kültürel yapısının şekillenmesinde de aktif rol oynadı. Türkistan’daki Türk boyları etnik bakımdan şöyle veya böyle Uygur Türkleriyle irtibatlı olduğu gibi, Türk dili ve edebiyatı hususunda da onların tesiri altında kalmışlardır.
20,00  15,00 

Türk Tarihinden İzler 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
18,00  14,50 

Türk Tarihinden İzler 1

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
20,00  15,00 

Timurlular Devleti Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Cengiz Hanın Nuh tufanını andıran seferlerinin ardından, yaklaşık bir buşuk asır sonra, Türkistanda ortaya çıkan Timur, deş-i Kıpçak, İran, Irak, Suriye ve Anadolu üzerine giriştiği seferleri ile Cengiz Hanın Moğollarının istilasının dehşet ve korkusunu bu ülkelerde yaşayan insanlara yeniden hatırlattı. Dünya iki hükümdarın sahip olacağı kadar büyük ve değerli değildir. Allah nasıl bir tane ise, Sultan da bir tane olmalıdır diyen Timurun gayesi, mümkün olduğu kadar geniş sahaları hakimiyet altına almaktı. Seferlerin Türk-İslam ülkeleri üzerine yöneltilmiş olmasından dolayı eleştirmekle birlikte bunlar o devrin hakimiyet anlayışı düşünülerek değerlendirilmelidir Bütün eleştirilere rağmen Orta Asya göçebelerinin İslamlaşmasında Timurun büyük hizmeti vardır.
13,00  9,40 

Tarihte Tebriz

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
alışmanın özünü, 1000 yıllık bir Türk şehri olan Tebriz’in siyasi, sosyo-kültürel ve ticari tarihi oluşturmaktadır. Tebriz, bugün 4,5 milyon nüfusuyla İran’ın en önemli şehirlerinden birisidir. Nüfusunun neredeyse tamamını Azeri Türkleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla konuştukları dil Azeri Türkçesidir ve Türkiye Türkçesine çok yakındır. Tebriz, barındırdığı bu Türk nüfus dolayısıyla İran’daki Türkler ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşayan Azeri Türkleri için her zaman önemli bir konumda olmuştur. Bundan dolayı Azerbaycan Türkleri, Tebriz’e “Azerbaycan’ın Anası” demektedirler. Tarihte de Azerbaycan’ın başşehri olarak her zaman Tebriz gösterilmiştir. İran’ın Tahran, Meşhed ve İsfahan’dan sonra dördüncü büyük şehri olan Tebriz, gerek içinde barındırdığı Türk nüfus ve gerekse İran’ın yüzyıllar boyunca yöneten Türkler açısından önemli bir merkezdir. Biz bu çalışmamızda Türk tarihi için önem arz eden Tebriz şehrinin, Selçukluların bölgeye gelişinden(11. yüzyılın başları) Kaçar Hanedanı’nın sonuna(1925) kadarki dönemi incelemektedir.
14,00  10,20 
İçinde bulunduğumuz dönemde millet olarak oldukça zor ve bir o kadar da çetrefilli bir yoldan geçmekteyiz. İncelediğimiz zaman gördük ki, millet olarak bu zor dönem de yol gösterici birini arıyoruz. Bu bağlamda ismi ön plana çıkan lider ise, haklı olarak Mustafa Kemal Paşadır. Yediden yetmişe her kiminle konuşsanız, ah keşke şimdi Mustafa Kemal olsaydı demektedir. Bu düşüncelerden esinlenerek Mustafa Kemal duru¬şunu ortaya koymaya çalıştık. Eserimiz bir giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Girişte; Mustafa Kemal Paşanın doğumu ve ailesi ana hatları ile incelenmiştir. Birinci bölümde; Olgunlaşma dönemi, Mütarekeye karşı ortaya çıkan tavır, güney cephesini bırakma sebepleri ve İstanbulda ortaya konulan ilk tepkiler aktarılmıştır. İkinci Bölümde; Samsuna çıkmasıyla beraber aktif olarak milletin içinden onların duygularını nasıl aktardığı, genelgeler ve kongrelerle bir başkaldırının nasıl meydana geldiği anlatılmıştır. Üçüncü Bölümde; Kurtuluş savaşı dönemi, mütareke ve anlaşma döneminde Mustafa Kemal duruşu aktarılmıştır.ında
21,00  15,30 
“Rus-Türk Mücadelesi'nde Ahıska Türkleri” konusundaki bu çalışma günümüze kadar Ahıska bölgesindeki Türklüğün en eski yurtlarından biri olan Kafkas coğrafyasındaki stratejik önemi nedeniyle, büyük devletlerin mücadele alanı olmuş, bu bölgede yaşayan Ahıska Türkleri de kimliklerini ve bağımsızlığını korumak için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Ahıska'da Türklüğün mücadelesine ışık tutan bu eserin büyük bir kısmı 20. yüzyılın başlarından günümüze kadar Ahıska Türklerinin çileli tarihini yansıtmaktadır.
29,00  21,10 

Kırgız Türkleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Tabi ki, burada geçmişi de sorgulamak durumundayız. Kırgızlar, Türk devletini yönetmeye ve kutlu ötüken'in sahipliğine layık oldular mı? Maalesef onlar da Uygur Türklerine benzer şekilde hareket edip, tarihi bir sorumluluk yüklendiklerinin farkına varmadılar. Neticede buraları yüzyıl bile tutamadan Moğolların iradesine bıraktılar. Elbetteki bu hal, sadece kendi istikbalinde değil, bütün Türk milletinin geleceğinde de tesirli oldu.”
16,00  11,50 

Kafkasya’da Türk soykırımı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türkiye'de halkın bütünün hatta bu konu ile ilgilendiği bilinen aydınlarının bile, bilmedikleri “Kafkasya Gerçeği-Türk Soykırımı” belgelere dayanan rakamlarla ortaya çıkarılmış ve bilhassa Türkiye'de yaşayan Türklerin konu hakkında doyurucu bilgi sahibi olmaları için böyle bir kitabın hazırlanması düşünülmüştür. Bugüne kadar, “Ermeni Sorunu” ile ilgili bir çok kitap yayınlanmıştır. Bu kitapların hemen hepsi, bir kaç istisna dışında, Ermenilerin tuzağına düşmüş ve “soykırım” tezini çürütmek üzere yazılmıştır. Çünkü, Ermeni sadece 1915'in konuşulmasını, lehte ya da aleyhte hiç fark etmez, istemektedir. Ermenilerin 1915'in öncesi ile hiç işi yoktur. Bu yüzden “yazılan kitaplar Ermenilerin tuzağına düşmüştür” diyorum. Bu kitapların hiç birinde, esas soykırımı Ermenilerin yaptığı yazılmamıştır. İlk defa elinizde tuttuğunuz bu kitap, Ermenilerin Türklere soykırım uyguladığının belgelerini sunmakta ve esas soykırımı Ermenilerin yaptığını kanıtlamaktadır.
10,00  7,20 
Rusya ve Osmanlı İmparatorlukları tarihi-coğrafi kaderin komşu yaptığı çok milletli, çok dinli ve çok dilli iki devlettir. İçlerinde barındırdıkları Rus-Hristiyan-Müslüman-Türk ile diğer taraftan Türk-Müslüman-Hristiyan unsuru, bu iki devletin vasfı olduğu kadar aynı zamanda bir iç çelişkisi olarak birbirlerine benzer. 19.yy sonlarında İmparatorlukların tarihten çekilme aşamasında çekilmeyi veya yıkılmayı belirleyen en önemli husus bu imparatorlukların iç çelişkilerinde ortaya çıkar. Bu çelişkilerin ortaya çıkardığı savaşlar, göçler, fikir hareketleri ve inançlar bir yandan ayrışmayı derinleştirirken, diğer yandan da kendi anti tezini yaratarak yeni olgu ve oluşumlara yol açar.Günümüz tatar aydınlarından ve akademisyenlerinden Alfina Sibgatullina bu çalışmasıyla kutsal topraklara yolculuktan (Hac), göçmen aydınların entellektüel ve siyasi faaliyetlerine, karşılıklı ziyaretlerden savaşlara, yayın hayatından iktisadi ve kültürel değişimlere kadar bir dönemi gündelik hayatın aynasından konuyla ilgili araştırmacılara ve okuyuculara aksettirir
20,00  15,50 

Göktanrı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Son dönem Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden Sabir Rüstemhanlı, Göktanrı’da Türklerin tarihini destanlaştırarak anlatıyor. Oğuz Han’ın doğuşu etrafında gelişen tarihte, tüm Türk boylarının izini sürüyor ve Türklerin gittikleri tüm coğrafyalarda yarattıkları medeniyeti ortaya çıkarıyor.Göktanrı, kendi alanında bir ilk eser ve bir başyapıt. Hem bir Türk mitolojisi, hem bir Türk tarihi, hem de modern döneme göndermeleriyle usta bir politik eser. Eser Azerbaycan’da ve Türkiye’de aynı anda yayınlanıyor.
22,00  16,40 
Çifte standart, Batının seçilmiş toplum inancı ile demokratik düşünce ikileminin politikasına yansımasıdır! Tarihleri, peygamber, filozof, köle katliamıyla, kölecilikle ve sömürgecilikle oluşturulmuş milletler Tanrının çocukları ya da seçilmiş toplum olabilir mi?p> Seçilmiş toplum varsa, tarihinde kölecilik, sömürgecilik, peygamber ve filozof katliamı olmayan toplum olması gerekmez mi?p> Yeryüzünde seçilmiş olan tek varlık insandır ve o yeryüzünün her yerinde ve her toplumda vardır.
17,00  12,40 

1–24 / 31 sonuç gösteriliyor