İnanç

11 sonuç gösteriliyor

Gök-Tanrı İnancı üzerine Altay’da alan araştırması yaparak yüksek lisans tezini tamamlamış ve ‘Mevlevilik’te Şamanizm İzleri’ adlı kitabını yayınlamış olan Günnur Yücekal Arpacı, halen bu konu üzerinde doktora yapmaktadır. Yazarın bu yeni çalışması da, Akay Kine’nin verdiği bilgiler doğrultusunda, Gök-Tanrı inancının anlamlar dünyası, dünya görüşü ve ritüellerine ek olarak din ve millet kavramlarının bir incelemesidir. Türk inancındaki ulus-din yapısı, aşina olduğumuz milletsiz-din anlayışıyla, Türk tefekkürünün millet ile dini aynı hamurda yoğrulmuş inancının bir karşılaştırmasıdır. “Uluslaşma süreci, mitolojilerin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Toplum, mitolojiyi, mitoloji ulusları oluşturur. Mitoloji, o ulusun tüm değer yargılarını ve dünya görüşünü içeren millî bir anayasa ya da millî bir şifre gibidir. Mitolojide ne varsa, kültürde de o vardır. Millete ait mitolojiyi unutturmak, bozmak ya da değerini düşürmek üzere adını kullanmak, bir toplumun ulusal kimliğini ve duruşunu yok etmek için kullanılan silahlardandır. Mitolojisinin, ulusal varoluş destanının aşağılanmasına ses çıkarmayacak hale getirilmiş bir ulus, toprağının verilmesine ve bayrağının indirilmesine de ses çıkarmayacaktır. Çünkü bayrak, vatan kavramları o ulusun mitolojisi ile içleri doldurulmuş simgesel ögelerdir. Mitoloji yok olduğu anda vatan toprak, bayrak bir bez parçası, ulus da hiçbir ayırt edici özelliği bulunmayan insanlar topluluğudur. En önemlisi de ulusal idealleri, mitolojiler verir. Mitolojisi yok olan bir ulus, idealler uğruna ve kendi ürettiği, kendince yüksek olan değer yargıları ile hareket etmez. Sadece maddi menfaatler uğruna, yüksek değerler ve erdemler olmaksızın hareket eder.” “Siz Türkiye’deki kardeşlerimiz; iyi yaşıyorsunuz, dost yaşıyorsunuz, kendi devletinizi oluşturmuşsunuz, kendi yüce kültürünüz var, atalarınızın eski bilgi ve kültürünü koruyorsunuz. Bu nedenle siz Gök Tanrı ve Toprak Ana önünde kutsallaşmışsınız.”
17,50  12,20 

Şamanizm ve Eski Türk Dini

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Özellikle Türkiye'de yıllardır süren bir tartışma söz konusudur. Eski Türk inancı Şamanizm mi, yoksa değil mi? Ayrıca bu bu inanç sistemine ne ad verileceği meselesi uzun yıllardır ilim adamlarının gündemini meşgul etmektedir. İşin esasına baktığımızda da bu durum hala açıklığa kavuşturulmamış olduğu gibi, bundan sonra da tartışmaların süreceği ortadadır. Biz eski Türk dini ve Şamanizm hususunda çok büyük iddialarda bulunmayacağız. Ancak Şamanizm ile eski Türk itikadının kesinlikle birbirinden ayrı şeyler olduğunu göstermeye çalışacağız. Yani eski Türklerin dininin bugünkü geç Sibirya Şamanizmiyle hiçbir alakası yoktu. Belki de bu deneme birtakım araştırmacı tarafından yeterli sayılmayabilir.Dünyada bugün Şamanizm üzerine yapılan incelemelerin bibliyografyasını bile toplasaydık, onlarca cilt olurdu. Hala da dünyanın şurasında veya burasında, hergün bu konuda bir şeyler yazılmakta ve söylenmektedir.
11,00  8,00 
Tatar Türkleri, Oğuz Türkleri ve Kıpçak Türkleri gibi Türklüğün ana yapı taşlarındandır. Türk kültür coğrafyasında Tatar dünyası büyük bir yer tutar. Bütün büyük toplumlar gibi Tatarlar da tarihi nedenlerle değişik yerel isimler de alabilmişlerdir. Anadolu Türk kültür coğrafyasında Hıristiyan Tatarlar hariç diğer Tatar kesimlerden küçük-büyük temsilci grupları vardır. Şırnak Tatarlarının bu yapılanma içerisinde özel konumları vardır.
10,00  7,70 

Türk Kültürlü Halklarda Ölüm

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Ölüm içerikli duygular toplumların en az hile katılmış duygularıdır. Ölümden öteye köy olmadığı inancı, ölümden sonraki var olmaya dair inançlarda farklılıklar olsa da ortak peyda içerirler. Türk kültürlü halklarda ölüm evveli, esnası ve sonrası ile tıpkı doğum ve evlilikte olduğu gibi bir bütündür. türk kültürlü halkları bir arada tutan en önemli inanmalar ölüm karşısında duyulan inanmalardan oluşur.
15,00  11,00 
Alkış ve Kargışların içeriği toplumların millet olabilme yeteneklerini yansıtır. Ayrıca asaletlerini merhametlerini ve mertliklerini hamt duygularını ve haddini bilmelerini içerir. Alkış ve Kargışlar, bir milletin mitolojik dönemden şekillenerek gelen tarihlerini yansıtır. Onlar milletlerin parmak izleri gibidirler. Bu izlerden hareketle toplumlar dinlerini değiştirseler ve dillerini yitirseler de kültür akrabalarını bulmakta zorluk çekmezler.
14,00  11,00 
Kültür ve toplum yapımızda, modern anlamda bir din tarihi şuuru ve perspektifi henüz tam anlamı ile yer almamış, doğal olarak da bir din tarihi metodolojisi gelişmemiştir. Dolayısıyla din alanında olan veya başka bir deyişle “evrensel” olanı birbirine karıştırma ve hepsini aynı kategoriye yerleştirme eğilimi, alışkanlığı ve hatta “hata”sı da bu şuur ve metodoloji noksanlığından kaynaklanmaktadır. Çok geniş bir coğrafyada, oldukça değişik kültürler,medeniyetler, toplumlar ve dünyanın büyük dinî sistemleri ile temasa geçmiş bulunan Türklerin dinî yaşayışları, son derece zengin bir tarih ve kültür mirasına sahip bulunmaktadır. Bu zengin tarihî ve dinî miras, bilimsel ve objektif bir tarihî perspektiften hareketle ele alınıp değerlendirildiğinde, bize millî ve kültürel varlığımız ve hayatımızın tarihî temellerini, gerçek boyutları içerisinde daha doğru bir biçimde aydınlatma imkânı sağlayacağı gibi,bugünkü hayatımız ve kültürümüze de zenginlik katacak, hatta değişen sosyo-kültürel şartlarda bir değişim sürecine maruz kalan buhranlara ve çatışmalara sahne olan toplumumuzun kültürel kimliğinin yeniden inşasına önemli katkılarda bulunacaktır.
30,00  22,50 
Yusuf Akçora'nın dediği gibi “Türkler dediğimiz zaman 'Türk-Tatar' bazen 'Türk-Tatar-Moğol' diye adlandırılan bir ırktan gelme dilleri birbirine pek yakın, tarihî hayatları birbirine karışmış olan kavim ve kabilelerin tamamını murat ediyoruz”. Bu halklar, Bozkır medeniyetini meydana getirmiş ve o medeniyeti tarihi süreç içinde farklı coğrafyalara taşımıştır. Mesela Uluğ Türkistan'a Ural Altay'a, Kafkasya'ya, Balkanlar'a, İskandinavya ve Baltık bölgesine Ortadoğu'ya ve Anadolu'ya taşıyıp, kadim kültürlerini yeni sentezlerle yaşatmış ve yaşatmaktadırlar. Elinizdeki kitapta Bozkır medeniyetinin kurucuları olan Türk-Moğol haklarının halk inanmaları konusunda yapılan araştırmalardan bazı örnekleri okuma imkânınız olacaktır.
14,00  10,20 

Kök Tengri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihinde, şifahi kültür geleneği sebebiyle fikir ve iman hayatıyla ilgili vesika azdır. Elinizdeki çalışma; Zekât(Han-ı yağma), domuz eti yemeyiş, zina yasağı, misafirperverlik, adalet anlayışı, ahlâk anlayışı, , bahislerinde son ve mükemmel din olan İslâmın getirdiği mesajlara paralel durmuş bir cemiyetin Tanrı inanışından söz ediyor. Bu çalışmadaki bakış açısı, eski Türk dininin mahiyetini anlama gayretlerine yeni bir metod olabilir. Zaten ilim; bilinenlere nispetle bilinmeyenleri aramak değil midir?
10,80  7,80 

Kızılderili ve Türk Şamanizmi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Dr.Arslan’ın Kızılderili ve Türk Şamanizm’i konularında yapmış olduğu engin araştırmaları, gerek Türklüğün büyük uygarlığının araştırılması, gerekse dünya uygarlığına yaptıkları katılımlarının bilinmesi açısından fevkalade büyük önem arz etmektedir.” Prof Dr. Reşat GENÇ “Halk masallarından yola çıkarak, halk masalları içinde Türk kültürünün şifrelerini bulup, bulunan bu şifreleri Türk ve Kızılderili Şamanizm’i içinde bütünleştirilmiştir. Türk şaman kültürünün izlerini sürüp, bu izlerin Bering Boğazı’ndan Amerika kıtasına geçişini tesbit eden, Türk Şamanizm’i içinde bilinmeyenleri ışığına çıkaran araştırmanın ürünü olan bu eser, Türk halk Bilencilerinin hissettikleri boşluğu dolduracak nitelikte bir kitaptır. Dr. Arslan bizleri fıkralarıyla meşgul edip, çok ciddi bir esere imza atmıştır.” Prof. Dr. Fikret TÜRKMEN
29,00  21,10 
Halk inançları çalışmalarım kültürel kimliğin tespiti arayışlarında bir alt başlık olarak başlamıştı. Bunlar hacim ve ehemmiyet itibariyle giderek kitap ehli dinlerin alanlarını zorlar olmuşlardır.Halk kültürünün bir alt alanı olmalarına rağmen, kültürel kimlik de ciddi bir biçimde tayin edici faktör olabileceklerini göstermişlerdir. Biz ilk karşılaştırmalarımızı Anadoluda ilden ile yaparak başlatmıştık. Bunu Anadolunun bölgeleri arasında yaptığımız karşılaştırma çalışmaları izledi. Daha sonra bulunma imkanı elde ettiğimiz Türk Dünyasıdan kesimleri Anadoludaki benzeri inançlarla karşılaştırdık. Türk Dünyasından Kuzey Afganistan (Uluğ Türkistanın Güney kesimi) Türkmenistan, Özbekistan, Karakalpakıstan, Kırgızistan,Kazakistan, Gürcistan, Azerbaycan, Nahçıvan, Dağıstan, Kırım, Başkurdistan,Çuvaşıstan, Tataristan, Makedonya, Anadolu, Altay,. Gagavuzeli, Bulgaristan, Kıbrıs,Kafkasya, İran, Suriye, Irakta halk inançları çalışmalarını yapma imkânı buldum.Çalışmalarımın sonuçları; biliri, makale ve kitaplar halinde yayınlandı.
34,00  24,80 
Altaylardan Anadoluya İnanç Göçü, bölgeye, kuzey-güney istikametindeki inanç göçünü anlatan yazılardan oluşmuştur.Evvelce kitaba dönüştürülen bir kısım yazılarımızı Orta Asyadan Orta Doğuya İnanç Göçü başlığı altında toplamıştık. Bu yeni çalışmamızla da her iki yönden Anadolu Türk kültür coğrafyasında buluşan halk inançlarını ele almayı amaçladık. Böylece nice bin yıllık inanç katmanlaşmasının derinliklerine ulaşmak daha kolaylaşa bilecektir, diye düşünüyoruz. Bu katmanlaşma bölge dinlerine beşiklik yapacak semavî dinler dönemine taşınan inançların kökenlerini takip kolaylaşa bilecektir, kanaatindeyiz. Altaylardan Anadoluya İnanç Göçü kitap çalışması diğer çalışmalarımızın bazılarında olduğu evvelce verilmiş bir kısım bildiriler, makaleler yenilen elden geçirilerek burada toplanması ile olmuştur. Yazıların ortak tabanları kuzey ve Ön Asya arasında inanç bağlantısı kurmuş olmalarındadır.
14,00  10,60 

11 sonuç gösteriliyor