Roman

18 sonuç gösteriliyor

Shaman

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.”> Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.
20,00  10,00 

Ilgana

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Ilgana; çağdaş bir Dede Korkut öyküsü. Kendi öyküsünü başkasından, başkasının öyküsünü kendinden bilmeyenlerin destanı… Bu masalda kahraman şövalyeler, sihirli değnekli büyücüler, ışıltılar saçan periler yok. Güzel prensesler, beyaz atlı prensler, soylu krallar, neşeli şarkılar yükselen şatolar da yok. Bu destanda, kuşaklardır yurt tuttuğu topraklarda sürgün olmuş konargöçer boyların hayatta kalma mücadelesi var. Ilgana, atalarıyla bağları kopuk, yılgın bir toplumun kendini de, üzerinde yaşadığı toprağı da yeniden tanımlayışını anlatan, çağdaş bir Dede Korkut öyküsü. Bu toprakta yarın yoktur. Ara sıra dün tekrar eder o kadar… Ilgana, tütüyordu. Toprağın ve insanların yaşam gücü, büyücü rahiplerin yönettiği kentlere çekiliyor, geride uğursuz bir sis bırakıyordu. Bu duruma son vermek isteyen Sürekler, yüz yılı aşkın süredir kentlere karşı savaş veriyor ama kaybediyorlardı. Kamların tüm çabalarına karşın, uzun yıllardır atalarından destek göremeyen konargöçerler, her çatışmayla birlikte umutlarını da kaybediyor, geleneklerinden vazgeçmek ve aşağılanmak pahasına kentlere sığınıyorlardı. İki taraf son bir savaşa doğru sürüklenirken, düşlerinin peşinden giden genç bir kam çırağının yüz yıldır süregelen bu zulme son verebileceğini henüz kimse bilmiyordu. Kendisi bile… Çağdaş Türk mitolojisinin başlangıcını oluşturacak olan Ilgana'da; yarının olmadığı, sadece ara sıra dünün tekrarlandığı topraklarda, doğru ile yanlışın, doğa ile kentin, doğu ile batının çatışmaları arasında kam adayı Sungur'un ve ona destek olan yoldaşlarının kahramanlıklarına tanık olacaksınız. Kurtarıcı şövalyelere, sihirli değnekli büyücülere, at üstünde yaşayan konargöçer vahşilere dair tüm ezberlerinizi değiştirecek, pek alışık olmasanız da çok tanıdık olduğunuz kavramlarla bezeli bu destanı bir solukta okuyacaksınız.
20,00  16,00 

Dişi Kurdun Rüyaları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu kitap, yüz yılımızın önde gelen yazarlarından Cengiz Aytmatov’un büyük yankılar uyandıran son romanıdır. Aytmatov bu romanında iyi-kötü, ilahî adalet ve kader gibi çetin konuları sorgulamaktadır. İnsanın bu ezelî ve ebedî soruları, bir papaz okulu öğrencisinin düşüncelerinde, esrar kaçakçılarının, Kırgız çobanlarının ve kurtların hayat hikâyelerinde irdelenmektedir. İlahî kudretin varlığını sürekli vurgulayan, ama sorumluluğu insanda ve insanların ortak sorumluluğunda arayan çok çarpıcı bir olaylar örgüsü anlatılmaktadır. Dişi Kurdun Rüyaları aynı zamanda çok etkileyici bir ‘çevre romanı’dır. Aytmatov’un, kirletilen Kırgız bozkırları ve bozulan tabiat dengesi karşısında haykırışıdır.
14,00  10,40 

Türkmen Kızı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Muhtemelen edebiyatımızın ilk köy romanı olan Türkmen Kızı okunduğunda bir Türk aşiretinin yaşayış kültürü ve kendine has kelime kadrosu XIX. asırda Osmanlı Devleti tarafından düze indirilme projesi ve Fırka-i Islahiyye’nin faaliyetleri aşiret Ve obalar arasındaki çatışmalar gibi pek çok konunun romana sızdığı farkedilecek. Kitabı bitirdiğinizde ise aklınızda kocaman bir soru işareti kalacak Erciş Dağı’nda ve Bingöl Yaylası’nda İlbeyliler yaşıyorşa bölgenin bin yıldır sahibi olduğunu iddia edenler o sırada neredeydi.
12,00  9,50 

Toprak Ana

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Cengiz Aytmatov, Toprak Ana romanında erkekleri askere alınan bozkırın ortasındaki bir Kırgız köyünde geride kalanların çektiği sıkıntıları anlatıyor. Eldeki yetersiz yiyeceğin muhtaç olandan başlanarak dağıtılması, dört gözle beklenen hasat zamanları, umutların hasat zamanına ertelenmesi, savaş yüzünden ürünün hemen hepsinin merkezden istenmesi, boşa çıkan umutlar, yine açlık, sefalet, bir yandan cepheden gelen ölüm haberleri, umutsuz bekleyişler, savaşın uzun sürmesi üzerine aşağı çekilen cepheye çağrılma yaşı, anaların evlatlarını bir bir askere göndermesi, ayrılıklar, gözyaşları… Yani tek kelimeyle ve bütün zulmetiyle; savaş. Cengiz Aytmatov, o her zamanki berrak ve akıcı üslûbuyla bizleri, adeta insanları öğütür gibi harcayan savaş düzeneğinin yarattığı trajedilerle sarsıyor.
5,00  4,00 

Göktanrı’nın Kılıcı Attila

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi konusunda birçok araştırması yayınlanan Hüseyin Adıgüzel, bu kitabında Büyük Hun Hakanı Attila'nın yaşamını ve Hunların Avrupa'daki mücadelelerini anlatıyor. Türkleri egemenliği altında birleştirip batıya yaptığı akınlarla Avrupa'yı titreten ve bu sebeple kendisine “Tanrı'nın Kırbacı” adı verilen Büyük Hun Hakanı Attila'nın hayatını okurken, Batı'nın bilinçaltındaki “Türk korkusu”nun sebeplerini daha iyi göreceksiniz. “Göktanrı'nın Kılıcı” Büyük Hun İmparatoru Attila'nın hayatını ve Batı Hunlarının tarihini roman tadında okuyuculara sunuyor.
20,00  15,00 

Cengiz Han’a Küsen Bulut

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Yazar bu eserinde sosyalist rejime, daha önce yazdıklarından daha sert eleştiriler yöneltir. Bu roman aslında yıllarca rejimin her katında bulunmuş birinin görgü şahitliği yapmasından başka bir şey değildir. Totaliter, baskıcı kafa yapısını bütün çelişkileriyle gözler önüne serer. Devletin çıkarlarından daha önemli ne olabilirdi? Bazıları insan hayatının önemli olduğunu sanıyorlardı… Ne laf ya! Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar devlet olmadan yaşayamazlar: Sobayı tutuşturan, yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmeliydiler. İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manastı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu. O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
7,00  5,20 

Uluğbey’in Hazinesi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Yakubov’un başeseri “Uluğbey’in Hazinesi”ne ise sadece Özbek dilinin değil tüm Türk dilinin en önemli romanı diyebiliriz. Uluğbey Timur’un torunu ve Semerkand’ın hakimidir. Ama hükümdarlığı ile değil bilim adamlığı ile bilinir. Astronomi alanında çağının en büyük dehasıdır ve Ay’daki kraterlerden birine adı verilmiştir. “Uluğbey’in Hazinesi” Uluğ Bey ve dönemini anlatan ve tümüyle gerçeklere bağlı kalınarak yazılmış bir tarihi roman. Bu romanda kendisini bilime adayan bir hükümdarı ve bilim ile din adamları arasındaki kavgayı görecek, Nakşi tarikatının hışmını üzerine çeken alim bir hükümdarla gerici güçlerin kavgasına şahit olacaksınız. Semerkand’da bir rasathane kuran Uluğbey ve “manevi oğlu” büyük astronomi bilgini Ali Kuşçu, çağlar sonrasına bir hazine bırakmak zorundadırlar. Hazineyi saklama mücadelesinde Ali Kuşçu ile birlikte zindana atılacak, kellenizin üzerinde kılıç sallanırken “dünya dönüyor” diyecek, kimi zaman çok zorlanacak ve yılgınlığa kapılacak ama kendinizi hep direnmek ve hazineyi korumak zorunda hissedeceksiniz… “Uluğbey’in Hazinesi” ileri ile gerinin, bilim ile tarikatçıların, iyilerle kötülerin, devrimcilerle döneklerin, yoksullarla zenginlerin, aşıklarla zorbaların büyük hesaplaşmasının sarsıcı romanı. Bu başyapıtı bir hazine gibi saklayacaksınız.
32,00  22,50 

Kutlu Dağlar Ülkesi – Göktürkler

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Ben bir yüce dağ idim, yıkıldım. Yuvarlanıp düştü taşlarım. Ben bir kayın ağacıydım. Soysuz rüzgârlar yapraklarımı uçurdu. Girdabında boğuldum yokluğun. Öyle bir yol idim ki kervanlar sığmaz idi. Şimdi inceldim, yok oldum. Ağır yük altında ezildim. Kervan olup yola çıksam, başımı çekecek devem yok. Dipsiz kuyulara, zindanlara atıldım. Ağlayacak kimsem yok. Kılıcım yok savaşmaya. Kalkanım yok gizlemeye göğsümü. Konuşamadım, çünkü kopardılar dilimi. Öldüm, kuzgunlar yediler leşimi. Önce ölümü gösterdiler, sonra sudan çıkarıp ateşe attılar beni. Diri iken toprağın altına girdim.” Tarihin her döneminde büyük devlet olmayı başarmış bir milletin kendi adıyla kurduğu medeniyet yolculuğunun destansı öyküsü Kutlu Dağlar Ülkesi. Roman, Ergenekon'dan çıkarak Kore'den Karadeniz'e kadar uzanan bir devlet kuran ve yüzlerce farklı kabileyi aynı ruh, duygu ve düşünce birliği altında birleştiren Göktürkleri anlatıyor. İçinde barındırdığı kahramanlık destanları, aşk, trajedi ve ihanetlerle de günümüze çok şey taşıyor. Türk Kağanlığı kuruluşundan itibaren ortak amaç, töre, dil ve kültür unsurlarını sağlam ve adaletli bir yönetim anlayışıyla kaynaştırarak Orta Asya kavimlerinin tamamının birlik olmasını sağlamıştır. Bumin, İstemi ve Erkin Kağanlar zamanında yükselen erdemler, Çinli prenseslerin işvelerine ve casusların hilelerine kanarak ihanete sürüklenen ve hata yapan yöneticilerin elinde halk ve devletle beraber çöküşe geçer. Savaş meydanlarında Türkleri yenemeyen Çinliler, aralarına nifak tohumları saçarak onları kolayca yıkabilmektedir. Mustafa Çevik'in şiirsel diliyle zaman duygusunun Türk atlılarının ayakları altında kaybolmasına tanıklık edecek; kahramanlık, aşk, gurur, zafer, acı ve ihanetlerle dolu Orta Asya Bozkırları'nda kendinizi Bumin ve İstemi Kağanlarla birlikte at koştururken bulacaksınız.
15,00  11,20 

Vatan Yahut Silistre

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı.”Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan “İntibah” ve Batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan “Vatan yahut Silistre” eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.
8,00  6,25 

Kutlu Töre

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Yıl 1943… İran… Kaşkaylar denen bir Türk aşireti var İranda. Sayıları dört yüz bindir. Kışları Basra Körfezi kuzeylerinde, yazları Elburz Dağlarında olur yaylakları. Bu roman onları anlatmaktadır Alper AKSOY *** “Kutlu Töre, Nihal ATSIZ'ın Bozkurtlar romanının 20. yüzyıl versiyonu adeta. Kaşkay Aşireti'nin töre uğruna verdiği soylu mücadelenin destanı. Kaşkay genci Husrev'le Acem kızı Elvan'ın aşkı Romanın ilk bölümlerine damgasını vuruyor. Okuyucu bu aşk serüvenine kapılmışken Kaşkaylara sığınan iki Alman ajanı ile yeni bir serüven başlıyor. Alper Aksoy ikinci serüveni o kadar başarılı anlatıyor ki Husrev-Elvan aşkı unutuluveriyor. Zamana dayanıklı bir eser Kutlu Töre. Galip ERDEM *** Başarılı tabiat tasvirleri Kutlu Töre'nin en dikkate değer özelliklerinden biridir. Kadına verdiği önem ile Türk toplum hayatını doğru bir şekilde yansıtmaktadır Umay Günay *** Kutlu Töre Gökçe Ana, Gündüz Han, Husrev, Konurbay, Çalık Ozan, Çalıbay gibi akılda kalıcı sivri tipleri işlemesine rağmen bir tipler romanı değildir. Kaşkayların törelerini çiğnememek uğruna Acemlere ve İngizlere karşı verdiği kanlı direnişe rağmen bir serüven romanı da değildir. Romanın bütün karakterleri kaynaşmış bir toplumun parçalarıdır… Kutlu Töre bu bakımdan milli romanın başarılı bir örneğidir. Necmettin TÜRİNAY
23,75  17,20 

Emir Timur

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Çadırdan biraz ileride yanan ocağın başında kargıdan yapılmış, bir hasırın üstüne iki şahıs karşılıklı oturmuşlardı. On beş-yirmi adım ötede duran nöbetçiler, onlara dikkatli ve merak içinde bakıyorlardı. Bu da onların görevleriydi. Emir Timur geceden, onların yanınahiç kimsenin, hatta yakınlarının bile bırakılmamasını emretmişti. Sözlerinden Emir'in bazı hususlarda üstad ile anlaşamadığı hissediliyor, ayaz hava ve ocağın ateşinden kızaran yüzü, biraz daha kızarıyordu. Ama itirazını amirane bir şekilde değil, yumuşak ve nazik bir şekilde bildiriyordu. Üstad, elindeki çubukla, ocağın altını üstüne bir daha getirdi. “Kurultay seni Büyük Emir seçti. Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun? Emir Timur geceden başlayan sohbetin en ciddi yerine geldiklerini hissetti. Cevabını gecktirmedi. Bütün Turan'ı kılıcım ile birleştireceğim. Turan'ın önceki kudretini geri vereceğim!”
30,00  21,80 

Bilge Kurt Tonyukuk

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bir Bozkurt'un yol göstericiliğinde demir dağların arasından, Ergenekon'dan çıkan atalarımız, birinci Göktürk Devletinin yıkılmasının ve Ötüken'den ayrılışlarının ardından yeni bir Ergenekon'u beklemekteydiler. Kendilerine yol gösterecek yeni bir Bozkurt'u bekliyorlardı. Bilge Kurt Tonyukuk'u… Türk budunu, beyleri işitin! Ötükenden çıkmazsanız, hakanınızı bırakmazsanız, yaşayacaksın! Altta yağız yer yarılmazsa, üstte mavi gök çökmezse, senin ilini, töreni kim bozabilir? Bu satırların yazarı olan Tonyukuk, İkinci Göktürk Devletinin kurucusu İlteriş Kağan'dan sonra Kapağan Kağan ve Bilge Kağanın da baş danışmanıydı.
20,00  14,50 

Ulu Egemenliğe Doğru

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk ve dünya tarihinin en büyük devlet adamlarından biri olan Emir Timur (1336-1405)''un tam adı kendisinin 1378/1379 (H. 780) tarihli yarlığında yazıldığı gibi “Emir Temur Köregan bin Tarağay”dır. Emir Timur hakkında onun yanında bulunarak tarihi olaylara tanık olmuş tarihçi Şerafettin Yezdi''nin “Zafername”sinden başlayarak günümüze kadar yazılmış çok sayıda eserde dünyanın en itibarlı devlet adamları ve tarihçilerinin bu büyük insan hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Ancak, onlar arasında en önemlisi 20. yüzyılın en büyük devlet adamlarından biri olan Mustafa Kemal Atatürk''ün Emir Timur hakkındaki aşağıdaki önemli görüşü ve içten sözleridir: “Ben, Timur zamanında gelseydim, onun yaptığı işleri başaramazdım. O benim zamanımda gelseydi, yaptıklarımdan çok daha büyüklerini yapardı” Atatürk''ün 20. yüzyılın ilk yarısında bildirmiş olduğu bu görüşüne uygun olarak sonraki yıllarda ve özellikle 21. yüzyılın başında da tarihçiler Emir Timur''u tarihteki ünlü devlet adamları arasında ayrı bir yere yerleştirirler.
20,00  15,50 

İngiliz Kemal Vatan Uğrunda

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Hiç kuşkusuz, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında istihbarat çalışmalarının da payı büyüktür. Bu, cephedeki askeri mücadeleye psikolojik boyutta bir katkı sağlamış, savaşın askeri boyutunu psikolojik olarak da desteklemiştir. İngiliz Kemal lakaplı Ahmet Esat Tomruk (1892-93 / 1966) da savaşın söz konusu psikolojik boyutuna, İngiliz ve Yunan ordularının içine sızarak, hizmet etmiş önemli casuslardan biridir. Bir başka deyişle, İngiliz Kemal olarak tanınan Ahmet Esat Tomruk, Yunan ve İngiliz gizli servislerinin elinde bulunan raporları Ankaraya bildirerek Milli Mücadele'de görevalmış ünlü Türk casusudur. Elbette ki bu, içinde pek çok zorlukları da barındıran bir görevdir. Elinizdeki roman, İngiliz Kemal'in bu yolda karşılaştığı güçlüklerle vatanı için göze aldığı fedakarlıkları-kendisinin anılarından da yararlanarak -hikaye eden tarihi bir anlatıdır. İnanıyoruz ki bu tür eserlerin yayımı, Türk Milletinin bu büyük savaşımında önemli rol oynamış tarihi şahsiyetlerden bizi haberdar edecek ve Mustafa Kemal Atatürk'ün de dedği gibi “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
17,00  13,50 

Varisler – Doğuş

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Yüce Yersu bana gönderdiğin haberleri aldım. Halkımı kurtardın. Benim canımı kurtardın. Canım senin yoluna fedadır.” dedi saygıyla. Yersu bu savaşçı insana dikkatle baktı. Geniş omuzları asil yüzü ve omuzlarına kadar inen düz saçlarını seyretti. Loş ışıkta birer derya gibi parıldayan yeşil gözlerine hayranlıkla daldı. “Yoksa “ diye iç geçirdi. Bu genç insana karşı hislerini tarttı. Tamamen farklı ırktan bir vahşiydi o. “Hayır ona âşık değilim” diye geçirdi içinden. Ama ne yaparsa yapsın onu izlemekten ve onu düşünmekten vazgeçemiyordu. İşte şimdi de bu pınar başında onunla buluşmak istemişti. Buraya gelince Bumin’in onu hissedip geleceğinden de emindi nedense. İlerleyip Bumin’in yanına geldi. Bumin hala yeşil gözlerini ona dikmiş yerde diz çökmüş bekliyordu. Onu omuzlarından tutup kaldırdı. “Kalk yiğit insan ve bir daha da benim önümde eğilme.” dedi.
27,00  21,50 

Son Avarlı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
6. yüzyılın ortalarında, Karadeniz'in kuzeyinden Avrupa'ya akan Avar ordusunda bir subay olan Yalaz'ın, Doğu Roma askerlerine insansız savaş arabalarıyla saldırmalarını, savaş sonrası ise ailesinin izini kaybederek onları ararken, Avar Kağanı Bay An'ın emriyle yeni savaşlara katılmasını, fetihlerini, aklın ve cesaretin, bilek güzüyle birleşmesinden büyük zaferler kazanılacağını su gibi akıp giden kelimelerle anlatan sarsıcı bir roman.
12,00  8,40 

Ötgen Künler

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Ötgen Künler” Türk Dünyası edebiyatında çok özel bir yer tutar. Türkistan romancılığının çıkış noktası olmasının dışında tam anlamıyla “ulusal kitap” özelliği kazanır. Roman yasaklanır, tüm nüshaları yok edilir, romanı bulunduranlar ise Sibirya'ya sürgüne gönderilir. Ama yine de gizli gizli çoğaltılır ve evlerde okunur. Baskıların en yoğun olduğu dönemlerde ise ezberlenir ve bu şekilde dilden dile dolaşır.
25,00  18,20 

18 sonuç gösteriliyor