Hatırat

17 sonuç gösteriliyor

Basında Atsız

5.00 out of 5
Kepit: Türk Betik
Titiz bir çalışma sonrasında herkesin faydalanabilmesi amacıyla bir devre adını altın harflerle kazıyan büyük Türkçü Nihâl Atsız’ı hayatı süresince konu alan gazete haberlerini bulacağınız bu eserde; dönemin gazetelerinde Atsız ve arkadaşlarına karşı yürütülen çirkin kampanyaları tüm yönleriyle görecek, türlü iftirâlara ve baskılara rağmen yıkılmak bir kenara dursun, eğilmediğini görerek o’na olan inancınızı tazeleyeceksiniz.
25,00  15,00 

Gaspıralı İsmail

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu. Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır. Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır. Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir. Bu kitap, Çarlık Rusyasının Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
9,50  6,60 
Bu memlekette 1944-1945 yıllarında büyük bir facia cereyan etti. Yaratıcıları tarafından “Irkçılık Turancılık davası ” diye adlandırılan bu facia, aslında, Türk milliyetçiliğini ve dolayısıyle Türklüğü yere serme hareketi idi. Türklük ve Türkçülük düşmanlarının saflarında yer alan dalkavuklar, karaktersizler, korkaklar vesairenin de el birliğiyle ürüttükleri bu “haçlı seferi” , memleket üzerinde iki yıl, bir zulüm kasırgası gibi esti. Oynanan oyunlara, çevrilen dolaplara ve yapılan baskılara rağmen, bir askeri mahkemenin ve Askeri Yargıtay'ın vicdanlı ve namuslu hakimlerinin tarihi kararları, Türkçülerin beraatı şeklinde tecelli etti. Bu suretle kirli alınlar bir kere daha yerlere sürüldüler. Ve, pek çok ıztıraplara rağmen, netice, Türk milliyetçiliğinin bir zaferi oldu. 1944-1945 ihanetinin üzerinden hayli yıllar geçti. Bugünkü genç nesiller, çeyrek yüzyıl kadar önceki bu ihanet ve zulüm kasırgasından haberleri olmadan yetişmekteler. İşte bu küçük antoloji, o büyük boşluğu doldurmak ümidi ve dileği ile hazırlanmış bulunuyor. Yani antoloji “Irkçılık Turancılık davası”nın küçük bir hulasasıdır. Birkaç ciltte tamamlanacaktır. Bu küçük antolojinin hazırlanmasında tek gaye vardır: Türklüğe hizmet…
12,00  9,00 

Yunanistan’da Esirlerimiz

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Mondros Mütarekesi sonrasında, Mütarekenin ağır şartlarının verdiği rehavetle emperyalist devletler, Anadolu’da işgallere başladılar. Bu kapsamda Yunanlılara Trakya’yı ve Batı Anadolu’yu vadeden İngilizler, Yunanlıların 15.Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e asker çıkartmasını temin ettiler. 1830 yılında Emperyalist devletlerin himayesinde Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını alan Rumlar, topraklarını sürekli genişletmek siyasetini takip etmişler, I. Dünya Savaşı’nda da emperyalist devletlerle işbirliği yaparak, kendilerini eski Bizans’ın mirasçısı görüp, Bizans’ı diriltmek, dolayısıyla Anadolu’yu fethetmek hülyasına düşmüşlerdir. Anadolu insanı da koskoca imparatorluktan elinde kalan son toprak, Anadolu’yu savunmak için Kurtuluş Mücadelesine girmişlerdir. 1919-1921 döneminde İzmir’den başlayıp civar illere doğru genişleyen Yunan işgali, Kuvay-ı Milliye’nin mukavemetiyle ve sonra TBMM’nin düzenli ordularıyla karşılaşmış, nihayet 30 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ile 09 Eylül 1922’de yine İzmir’de denize dökülmüştür. Bu 2,5 yıllık işgal döneminde her türlü ahlâk ve namus duygularından yoksun Yunan sürüleri, Anadolu’da pek çok mezalim icra etmiş, Batı Anadolu bu işgalden sonra adeta harabeye dönmüştür. Yunan işgali döneminde Batı Anadolu’da yapılan katliam ve yağmalar konusunda gerek o dönemin yayın organlarında, gerek sonradan konuyu araştıran kişilerin sonradan yaptıkları çalışmalarla pek çok yayın yapılmış, eser yayınlanmıştır. Bunların önemli bir kısmını, kitabın sonunda verdiğimiz kaynakça’da gösterdik.
8,00  5,75 

Sarı Paşa – İnsan Atatürk

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atatürk'ün soyu, ailesi ve bunu doğuran kültür ortamı ortaya konulmalı ve insanlarımıza, özellikle de gençlerimize anlatılmalıdır. Yine çok ihmal edilen bir konu da onun insani boyutudur.Atatürk bizden biridir. Bu yönü ile de gençlerimize anlatılmalıdır.”Hayatta yegane fahrim Türk yaratılmamdır” diyerek Türklüğü ile övünen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, baba soyu itibarıyla, hem Anadolu'nun, hemde Rumeli'nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan ve Karaman'dan Makedonya'ya göç ettirilen “Kızıl Oğuz Yörükleri/Türkmenleri”nden;anne soyu itibarıyla da Rumeli'nin Türkleşmesinde yine etkin rol oynamış bulunan ve göçtükleri Konya/Karaman yöresinden dolayı Rumeli'de “Konyarlar”olarak anılan Yörük/Türkmenlerdendir. Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin köyü”Kocacık”, bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nin Jupa Bölgesi'nde Debreşehrine bağlı, Türklerin yaşadığı bir köydür.
20,00  14,50 

Her Devrin Menkubu Atsız

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atsız hakkında o dönem yahut daha sonra yazılmış ne varsa toplayıp, kronolojik bir düzende yer vermeye çalıştığım bu çalışmamda onun gerek kendisinin gerekse çevresinin dilinden anılarını, sorgu ve savunmasının tam metnini, devletin arşivlerinde Atsız'dan bahseden belgeleri, ilgili gazete haberlerini ve onu tanıyanların Atsız hakkındaki görüşlerini zaman sırasıyla bulacaksınız. Bu kitabı yazmaya karar verip de onun hayatına dair evrakları incelemeye başladığım vakit, yetmiş yıllık bir ömrü bir kitaba sığdırmanın aslında ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu gördüm. Yoldan geri dönmek mümkün değildi. Yaklaşık üç senelik bir çalışma sonrası, kitabımı okurların takdirine bırakıyorum. “Her Devrin Menkûbu : Atsız” artık Kağan Bahadır Küçükalcan'ın değil okuyucularınındır
25,00  16,00 

Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İkinci Meşrutiyetin henüz emekleme çağında olduğu bir dönemde, “haricî teşvik ve dahilî hıyanetlerin elele vermesiyle ortaya çıkan 31 Mart isyanı, kanlı bir ihtilâl şeklini alarak, yakın dönem Türk tarihinin yüzüne kapkara bir leke sürmüştür. Osmanlı ordusunun siyasete bulaşmasının ve 1908 Meşrutiyetimin getirdiği aşırı özgürlük ortamından yararlanan siyasî partileri ve yerli iş birlikçileri yanlarına çeken dış ıjıihrakların kışkırtmaları ve içte de irticaî kesimin medreseliler-halk-asker üzerindeki olumsuz propagandaları neticesi patlak veren 31 Mart isyam'm Rumeli'den gelen Hareket Ordusu bastırmıştır. Hareket ordusunun hazırlanmasında, sevk ve idaresinde henüz Yüzbaşı rütbesinde bulunan geleceğin Türkiye'sinin mimarı Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk)'in önemli rolü olmuştur. Bu görev, Mustafa Kemal'in kurmaylık yeteneğini ispat ettiği, 31 Mart isyanının bastırılması ve İstanbul'da asayişin geri getirilmesindeki etkinliğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu çalışmada, Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal'in faaliyetleri, hem kendi not defterine kaydettikleri, hem de dönemin birinci elden arşiv belgeleri incelenerek olaylar değerlendirilmiş ve gün ışığına çıkarılmıştır. Ordunun siyaset dışı kalmasını daha Yüzbaşı rütbesinde iken dile getiren Mustafa Kemal, o dönemde bu konuda etkili olamamış ancak, Türkiye Cumhuriyetinin muhafızı kahraman Türk ordusunun siyasetten uzak kalmasını sağlamıştır.
9,00  6,50 
Türk milletinin Tanzimattan itibaren görmeyi arzuladığı yeni insan tipini Atatürk'ün şahsında bulması onun gerçekleştirdiği Türk aydınlanmasıyla da yakından ilgilidir. O hâlde bu büyük değişimi anlayabilmek öncelikle onun kısa ancak olağanüstü olaylarla dolu hayat hikâyesini öğrenmekle mümkündür. Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu özellikleriyle yirminci yüzyılı olağanüstü kişiliği ile etkilemiş büyük bir asker ve devlet adamıdır. Onun olağanüstü kişisel meziyetleri Türk milletini hapsolduğu karanlıklardan ve belki de yok olmak tehlikesinden kurtarmış, Türk milletini istiklale kavuşturarak çağdaş dünyanın medenî ülkeleri arasına dâhil etmiştir. Şüphesizdir ki, Atatürk'ü iyi anlamak onun çağdaş Türkiye'nin temellerini atarken hangi dinamikler ile hareket ettiğini ve cumhuriyetin hangi temel esaslar üzerine bina edildiğini de ortaya koymak bakımından büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet tarihimizin hangi döneminde olursa olsun, Atatürk'ün hayatı, cumhuriyetin kuruluşunu, bugününü ve yarınını anlamak isteyen herkesin vakıf olması zarurî olan bir süreç olacaktır.
31,00  22,50 
Bu eserin hazırlanış gayesi Asım Usun 11 Ekim 1956 tarihli Mustafa Kemale atfettiği şu sözlerin cevabını bulmaktan ibarettir. İstiklal tarihinin başı ve başlangıcı olmak üzere benim İstanbuldaki faaliyet ve temaslarım henüz herkesçe malum değildir. Bu hassas dönemi inceleyenler yapmış oldukları kıymetli araştırmalarda bazı noktaları eksik bırakmışlar, bu durum ise Mustafa Kemal Paşanın Anadoluya geçmesinin sebep ve sonuçları hususunda hâlâ tartışmaların devam etmesine neden olmuştur. Mustafa Kemal Paşanın niçin ve hangi şartlarda Anadoluya çıktığı sorusunun cevabını o günlerin tarihi hadiseleri içinde aramak tarihi gerçeklik adına takip edilmesi gereken resmi tarih, Alternatif tarih veya öteki tarih gibi isimlendirmelerden kaçınarak tartışılan hadiselerin belgelerini ortaya koymak suretiyle okuyucuyu ve zamanı mutlak hakem tayin edebilmektir. Daha önce yazılan makaleleri bir araya getirerek yeni bir yöntemle ortaya koymaya çalıştığımız bu eserde; mütareke sürecinde Mustafa Kemal Paşanın İstanbulda nasıl bir yol takip ettiğini her yönüyle incelemek ve onun Anadoluya geçişinde rol oynayan faktörleri tek tek tespit etmek amaçlanmıştır. Bunu yaparken 90 yıldır telif, tetkik ve hatıra türü eserlerde sürdürülen Sultan Vahideddin-Mustafa Kemal Paşa kavgasına tarihi gerçeklik odına cevap verilmeye çalışılmıştır. Olaylara bakış açımız sebep-sonuç ilişkisiyle ele alınmış,böylece sadece hikâye olmaktan çıkaracağımız tarihi meseleler okuyucuya belgelenmiş bir şekilde ve inkârı mümkün olmayan delillerle sunulmuştur. Bütün bunları yaparken sadece eskiyi ihya etme gayreti içinde olmadığımız gibi, yeni dönemin oluşumundaki sancılar ve sıkıntılar da gözlem altına alınmıştır. Tarihi olayların değerlendirilmesinde sadece kişilere bağlı kalınmamış ve böylece vakanüvislerin sıkça yaptıkları değer yanılgılarına düşülmemeye çalışılmıştır.
24,00  19,00 

İsmail Gaspıralı Dünyası

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İlk arayışlarından başlayarak onun “Dilde, fikirde, işte birlik!” ülküsünü hayata geçirdiği ve kendisiyle özdeşleşen başyapıtı Tercüman gazetesine (1883-1918), cehalete indirilen ağır darbe olan “Yeni Okul”dan Türk.e konuşan halkların her alandaki birliği mücadelesine ve “Bütün Türklerin tercümanı” olmasına kadar İsmail Gaspıralının yaşamını aktaran, meslektaşlarının ve araştırmacıların gözüyle ona ışıldak tutan İsmail Gaspıralının Dünyasında kendi yapıtlarından yararlanılarak hazırlanmış İsmail Gaspıralı portresi çıkıyor karşımıza. Yaşamı, yapıtları, çalışmaları, düşünceleriyle yeterince bilinmeyen Gaspıralının, UNESCOnun 2014 yılını İsmail Gaspıralı Yılı ilan etmesiyle yeniden gündeme gelmesi çabalarının boşa gitmediğini göstermektedir.
12,00  8,70 

Enver Paşa’nın Vasiyeti

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Şahsi hayatı, dağda bir çobanın hayatı kadar sade ve yalın, tevazuda bir derviş kadar ihtirassız, fakat sözkonusu Turan halklarının istiklal ve hürriyetleri olduğunda, ateş parçası bir idealist, savaş için yaratılmış bir asker olan Enver Paşa, can çekişen bir imparatorluğun tam ortasında bulur kedini. Ve tam 17 cephede kan revan içinde, takatten düşene kadar savaşır. Başında bekleyen akbabalara yem olmamak kadar, Asker bozkırlarındaki çığlık, bir alıç dikeni gibi yüreğine saplandığında, Kırım, Kafkasya'dan, Hazar ötesine geçer. O çığlık atanlar da Türk'tür, oralar da Turan yurdudur. Kalbini ve idealleriyle son nefesini Türkistan Türklüğüne armağan ettiği 1922 Ağustos'una kadar, gün gün, adım adım, cephe cephe arşivlerin şahitliğiyle Enver Paşa'nın izini süren değerli Özbek Türk yazarı Nabican Bakiyev, yapmış olduğu bu çalışmasıyla, Asya bozkırlarının havasıyla, hasımlarının gözünden Türkistan mücalesindeki Enver Paşa'yı dikkatlerimize sunuyor. Bu gözler, başta Kızılordu askeri arşivi olmak üzere, şimdilerde artık tarihe karışmış Rusya Komünist Partisi, Özbekistan ve Tacikistan Komünist Partisi ile KGB arşiv belgeleridir. Hepsi birbirinden ilginç 18 Mektubun sonunda, Enver Paşa'nın bugüne kadar hiçbir yerde rastlanmayan kendinin kaleme aldığı “ölüm ilanıyla”, “vasiyetname”si de ilk defa gün yüzüne çıkmış oluyor. Enver paşa, tıpkı kendi özel hayatının özü gibi kaleme aldığı Vasiyetname'sinde dostun düşmanın önünde eğildiği ünlü bir komutan gibi değil, sanki bir ahir zaman Nebi'si gibidir.
23,00  17,40 
Onun diğerlerinden farkı neydi? Yetki, imkan ve sorumluluk sahibi bir yığın insanın (Padişahın, Sadrazamın, Genel Kurmay Başkanının) göze alamadığı bir savaşı O neye dayanarak göze almıştı? Savaşı ve savaştan sonra tüm dünyayı şaşırtan yenilikleri nasıl başarmıştı? Bu gücünün kaynağı neydi? Bu gücü nereden alıyor ve hangi kaynaktan besleniyordu? Adından da anlaşıldığı üzere bu kitabın konusu; Atatürk'ün o inanılmaz işleri düşünürken ve başarırken “gücünü nereden aldığı ve hangi kaynaktan beslendiği” sorusuna cevap aramaktır ve bu kaynak şimdi bizim de geleceğimiz için dayanmamız gereken kaynaktır.
30,00  20,00 

Atatürk’ün Düşünce Dünyası

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu çalışma ile amaçlanan; gençlerimizin milletimizin milli kültür değerlerini, Atatüek'ün bir lider, devlet ve düşünce adamı olarak bu değerlerimize getirdiği bakış açısını, ve Cumhuriyetimizin temel felsefesini oluşturan esasları anlama ve yaşatma bilinci oluşturmalarına yardımcı olmaktır.
15,00  11,50 

Atatürk’ün Evrensel Boyutları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu kitap bir büyük araştırmanın sadece bir bölümüdür. Ancak “bölüm” yeniden gözden geçirilmiş, bazı ekler ve çıkarmalar yapılmıştır. Bu kitapta amaçlanan hedef, Türkiye ve Atatürk hakkında sınırlı bilgisi olan yabancılara ve Atatürk'ü sistem ve doktrin olarak tanımak isteyen gençlerimize eskiz halinde de olsa tanıtmaya çalışmaktır. Gençlerimizin bilmesi için şu kadarını eklemek istiyorum: Atatürk'ün fikir yapısı, hiçbir sistemle kalıplanacak nitelikte değildir. Kendisine özgü bir “hürriyet” anlayışı olduğu için liberalizme götürülebilir. Ama kesinlikle Marksizm'e yerleştirilmesi mümkün değildir. Çünkü, kendisi, sürekli olarak olaylar karşısında alternatif düşünceler ürettiği gibi, her türlü fikir kalıplarına da karşı çıkmıştır. Nitekim mahiyetini kavrayabilmek için 1934 yazında Yalova'da Marksizm üzerinde ciddi bir çalışma yapmış ve sonunda arkadaşlarına bu çalışmalarının özetini: “Bize yarar bir şey yok!” diyerek anlatmıştır.
7,50  5,10 
Atatürk, Türk tarihi içinde eşsiz bir kişidir; Türk Bağımsızlık Savaşı'nın önderi, lâik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk çağdaşlaşma hareketinin lideridir. Askerliği, devlet adamlığı, devrimciliği yanında düşünce bakımından da seçkin bir fikir adamıdır. Atatürk'ü yaşamı, üstün kişiliği, eseri ve düşünceleriyle tanıtma amacıyla hazırlanan bu kitap, dört bölüm halinde düzenlenmiştir. Birinci bölümde Büyük Önder'in yaşamı ve üstün kişiliği anlatılmış, ikinci bölümde doğumundan ölümüne kadar Atatürk günlüğü sunulmuş, üçüncü bölümde Atatürkçülük (Atatürkçü Düşünce Sistemi), Atatürk ilke ve devrimleri tanıtılmış, dördüncü bölümde ise Atatürk'ün çeşitli konularda fikir ve düşüncelerine yer verilmiştir.
15,00  12,00 
Nihâi Atsız, 20. yüzyıl Türk düşünce hayatının ve edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Adı, Türkçülük ülküsü ile özdeşleşmiştir. Çok sayıda makalesi, romanları ve şiirleri ile de edebiyatımızda kendine özgü bir yeri bulunmaktadır. Yazılarındaki keskin üslûbu, akıcı anlatımı ve Türkçeyi doğru kullanmadaki titizliği örnek olacak niteliktedir. Bilim alanındaki çalışmaları ile sanatçı yönünü kişiliğinde birleştirebilmiş ender şahsiyetler arasındadır. Nihâi Atsızın hayatı, yoğun fikir mücadeleleri ve bu yolda maruz kaldığı engellemeler yüzünden çok hareketli geçmiştir. Böyle olmayıp da ilmî çalışmalara daha geniş zaman ayırabilseydi, tarih ve edebiyat tarihi alanlarında çok daha verimli olacağı kanaati yaygındır. Onu tanımış olanlar, karakter yapısının sağlamlığı üzerinde görüş birliği halindedir.
16,50  13,00 

Başkomutan Enver Paşa

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
I. Dünya savaş çanlarının çaldığı yılların başında Makedonya dağlarında eşkiya takibinde genç bir Osmanlı Türk zabiti olan Enver Paşa, ardından meşruti Monarşinin ilan edilmesi yolunda Jön Türk Hareketinin fedaisi olarak serdengeçti bir ihtilalcidir. Yaradılıştan gelen tabiatı, onu bir politikacı değil, meydan savaşlarında efsanevi bir komutan ve barut gibi bir ihtilalci olarak yaratılmıştır. Libya çöllerinden, bir şafak baskınıyla Edirne´nin kurtuluşuna, Allahuekber dağlarında beyaz ölümlerden, Çanakkale mahşerine, Karadeniz´in azgın dalgalarından, Asya bozkırlarında amansız Kızılordu ateş hatlarında o, hep en ön saftadır.
20,00  15,50 

17 sonuç gösteriliyor