2014

Shaman

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.”> Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.
20,00  10,00 

Gaspıralı İsmail

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu. Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır. Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır. Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir. Bu kitap, Çarlık Rusyasının Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
9,50  6,60 
Kitabımızın ikinci baskısı, Orhun Yazıtları ile ilgili bazı güncel bilgilerin eklenmesi ve sizlerden gelen dönütler dikkate alınarak Göktürk yazısıyla ilgili alıştırmaların zenginleştirilmesi ile sizlere sunulmaktadır. Bu çalışma, Türk dilinin tarihî gelişimini aydınlatmada önemli bir rol üstlenen Göktürk harfli yazıtların tanıtılmasını, yazıtlarda kullanılan dilin bir yazı sistemi olarak öğretilmesini ve Orhun Türkçesi adını verdiğimiz, Göktürkler çağında kullanılan dilin ses ve biçim açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Eserde konular çok ayrıntılarına inilmeden, en temel düzeyde öğrenmeyi esas alacak biçimde oluşturulmuştur. Bu anlamda işlevsel bir el kitabı niteliğinde hazırlanan çalışmamızda, özellikle Göktürk yazısının uygulamalı öğretimine ağırlık verilmiştir.
16,00  12,60 

Boz Kurdun Balaları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
ahyr Nyyazy Yyldyrym halkyn mertlik, millet söyerlik,watanperwerlik, batyrlyk däplerini örän näzik, inçe,eziz owaz bilen bermegi başardy. Şona görä onun goşgulary dine yigriminji asyrda däl-de,eysem bir näçeasyrlap aydylyp gelin yänklassyk aydymlar yalyeşidilyär.r. Şahyrbu sarsmaz millilik duygulary üçin azar barynyhem çekdi. Emma ony yolundan dönderip bilen güyç tapylmady. Nyyazy Yyldyrym Gençosmanogly henizylym tarapyndan doly barlanmadyk – işlenmedik Türkçülik–Türkmençilik däplerini halkyn unutmazlygy üçin, o beyik däpleri gelejek nesillerinem dowam etdirme giüçin jan çekdi.Ona yalnyş düşünilen halatlary hem az bolmady. Emmaşahyr öz milletine guwanmaga, özgahrymançylykly geçmişini yatlamaga haklydy. Häzirki döwürde N.Y.Gençosmanoglynyn şeylemeşhurlygynyn ilkinji sebäbi–onun milliduygulary belent–belent owaz bilen beripbilenligindedir. Bu şahyryn örän inçe şahyrlyk sungaty,gadymyOguz dilinin şirinliginden ussat peydalanyşy hakda–da köp zat aytsa bolardy.
7,00  5,40 

Tanrı Dağı Yazıtları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Tanrı Dağları Moğolistan, Yenisey havzası, Altay ve Doğu Türkistan'la birlikte Türk runik yazılı anıtların bulunduğu ana merkezlerden biridir. Bölgedeki ilk yazıtların keşfi üzerinden 100 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen, bugüne kadar yapılan ilgili çalışmaların hiçbiri yazıtların içeriğini tam olarak aydınlatamamıştır. Araştırmacılar arasında “okunması oldukça zor” olarak nitelendirilen yazıtlarla ilgili bu durum kısmen yazıt içeriklerinin “kıt” olması gibi nesnel sebeplere bağlıysa da, temelde yazıt kopya ve estampajlarındaki eksiklikler, yanlış işaret teşhisleri ve onların sebep verdiği hatalı okumalardan kaynaklanmaktaydı. Bu çalışma Tanrı Dağı yazıtlarıyla ilgili bu eksikliği gidermek amacıyla hazırlanmıştır. Yazar bu maksatla 2007-2013 yılları arasında bölge yazıtlarını birkaç kez ziyaret etmiş, kopyalarını çıkarmış ve de visu incelemiştir. Her yazıtın işaret kadrosu olabildiğince doğru teşhis edilmeye çalışılmış, bu sayede önceki yayınlarda güvenilir ve ikna edici olmaktan uzak okunuşa sahip çoğu yazıtın içeriği daha anlaşılır hale getirilmiştir. Yazıtların kronolojik ve etnik aidiyeti, paleografik ve imla özellikleriyle ilgili kendi görüşlerine de yer veren yazar çalışmasını ayrıca yazıtların kopya ve fotoğraflarıyla zenginleştirilmiştir. Çalışma Eski Türk dili, Türk runik yazısı ve yazıtlarıyla ilgilenenlerin dikkatine sunulmaktadır.
32,00  22,40 

Turancılık Fikri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Turancılık, her şeyden önce bu fikre gönül vermiş insanların yegâne emeli olan tüm Türkleri bir araya getirme fenomeninin tek bir kavramla açıklanma şeklidir. Bu kavram genel terminolojide Turanî kavimlerin ve Türk milletinin kendine özgü durumlarını ifade etmek anlamında kullanılmıştır. “Turancılık” kavramı Türkiye'de “Panturanizm” kavramına karşılık gelmektedir. Biz de “Turancılık” kavramını ?Panturanizm” anlamıyla kullanacağız. Turan kavramının coğrafi ve siyasi olmak üzere iki anlamı bulunmaktadır. Coğrafi olarak geniş Türk veya Turan coğrafyası karşılığı olarak kullanılırken siyasi anlamda bütün Türkleri bir araya getirme anlamına gelmektedir. Bundan dolayı incelenen romanlarda coğrafi ve siyasi olmak üzere Turancılığın iki anlamını açıklayarak romanlarda bunların örneklerini ve nasıl kullanıldığını açıklamaya çalıştık. Kitabın giriş bölümünde “Turan” kavramı ve “Turancılık” ile ilgili terimler açıklanıp tartışıldıktan sonra Turan coğrafyasının tam olarak hangi bölgeleri kapsadığını belirttik. “Turan” kavramının temelinde Türkçülük dolayısıyla milliyetçilik unsuru bulunmaktadır. Milliyetçilik ise, yalnız Türklere ait bir kavram olmayıp tüm dünyadaki milletlerde vardır. Bundan dolayı, milliyetçiliğin nasıl oluştuğunu ve kuramlarını açıkladık. Fakat Türkiye'de kendine has bir milliyetçilik anlayışı geliştiğinden çalışmamıza Türkiye'deki milliyetçilik akımlarını anlatan bir bölüm de koymayı uygun bulduk. Bu akımlar arasında yer alan Turancılık, tezimizin ana konusunu teşkil ettiğinden bu fikrin ortaya çıkışı, gelişimi ve unsurları konusunda da bilgi verdik.
19,00  14,30 

Türk Lehçeleri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Yüksek Öğretmen Okulları, daha sonra üniversitelere bağlanan Eğitim Fakülteleri Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıflarda okutulan Türk Lehçeleri ile 4. sınıflarda okutulan Eski Türk Dili Dersleri programına göre uyarlanmış olan bu kitap, ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Yıllardır okuttuğum Türk Lehçeleri dersinin notlarını geliştirerek öğretmen adayı öğrencilerime, dersi daha geniş kapsamlı okutabilmek, toplu metin bulma ve yazdırma güçlüğünü ortadan kaldırmak, ders saatlerinde metin yazdırmak için kaybedilen zamanı önlemek, böylece önemli bir boşluğu doldurmak gayeleriyle kaleme aldığım bu kitap; bu gerçekler göz önüne alınırsa önemi küçümsenmeyecek bir ihtiyaca cevap vermeye çalışacaktır.
30,00  21,80 

Türk Siyasetinde Kürt-İslamcılar

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Uğur Mumcu öldürülmeden önce Kürt Meselesi üzerinde çalışıyordu. Kürt Meselesi'ni etnik ve dinsel yönünü birleştirerek ele almış, Şeyh Sait ayaklanmasını Kürt-İslam Ayaklanması olarak değerlendirmiş, Türkiye'yi uzun yıllardır yöneten Sağ iktidarların ideolojisini ise Kürt-İslam Sentezi olarak tanımlamıştı. Kaya Ataberk bu kitabında, Uğur Mumcu'nun bu tanımlamasını referans alarak, Uğur Mumcu'nun çalışmasını derinleştiriyor. Kürt-İslamcılık, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısını kabul etmeyen geniş bir cephenin temel bakış açısı. Bu yönüyle Şeyh Sait gibi bir Şeriatçıdan Kemal Burkay gibi bir sosyalist ateiste, Apo gibi bir bölücüden Seyid Ahmet Arvasi gibi bir ülkücüye kadar geniş bir kesim, Kürt İslamcılık akımı içerisinde birleşebiliyor. Kaya Ataberk bu tezi ile, hem Kürt Meselesi'ne çok yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırıyor, hem de özellikle Nakşibendilik tarihi içindeki köklü bir damarı ortaya çıkartıyor. Yine ek olarak 500 ünlü Kürt İslamcının biyografisini ve fotoğraflarını da yayınlayarak, araştırmacılara zengin bir arşiv sunuyor.
30,00  21,80 

Türk Tarihinden İzler 1

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
20,00  15,00 

Türk Tarihinden İzler 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
18,00  14,50 

Şark Meselesi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Umumiyetle 19. yüzyılın başına konulan bu mesele hususunda birtakım tarihçiler daha erken devirlere kadar gitmektedirler ki, bunda da haklı tarafları vardır. Belki isim olarak geç bir zamanda ortaya çıkmıştır ama, Şark Meselesinin başlangıcı Türk-Hun ordularının Avrupa'yı fetihleri, Roma'nın ikiye ayrılması dönemine kadar götürülebilir. O çağa kadar Avrupa, karanlık bir alem içerisinde, özellikle kilise ve feodal İdarelerin etrafında oluşan güç birliktelikleri şeklinde, insanların köle misali yaşamaya zorlandığı bir ortamda idi. Türkle­rin gelmesiyle, kurulu düzen ve çıkar ilişkilerinin tepe-taklak olduğu bir gerçektir. Bu yüzden Avrupalılar ken­dilerine yabancı, çok dinamik ve bütün İşlerini bozan bu millete karşı bir nefret duymuşlar; Avrupa kıtasına ayak bastıkları günden İtibaren Türkleri geldikleri yere geri göndermek için elbirliği yapmışlardır. Dolayısıyla Şark Meselesi bazılarının dediği gibi İslam-Hrıstiyan çatışması değil, belki de İslam nazarında Türk-Avrupa savaşıdır.
10,00  8,00 

Orta(daki) Asya Ülkeleri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Orta Asya coğrafyasının pek çok yerinde, Atatürk´ün 29 Ekim 1933´te Çankaya Köşkü´ndeki bir kabulde söylediği şu sözlerin yoğun dağıtıma hazır çoğaltılmışıyla karşılaştım: ´Bugün Sovyetler Birliği, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostluğumuz idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür.
22,00  16,40 

Ötgen Künler

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Ötgen Künler” Türk Dünyası edebiyatında çok özel bir yer tutar. Türkistan romancılığının çıkış noktası olmasının dışında tam anlamıyla “ulusal kitap” özelliği kazanır. Roman yasaklanır, tüm nüshaları yok edilir, romanı bulunduranlar ise Sibirya'ya sürgüne gönderilir. Ama yine de gizli gizli çoğaltılır ve evlerde okunur. Baskıların en yoğun olduğu dönemlerde ise ezberlenir ve bu şekilde dilden dile dolaşır.
25,00  18,20 
Rusya ve Osmanlı İmparatorlukları tarihi-coğrafi kaderin komşu yaptığı çok milletli, çok dinli ve çok dilli iki devlettir. İçlerinde barındırdıkları Rus-Hristiyan-Müslüman-Türk ile diğer taraftan Türk-Müslüman-Hristiyan unsuru, bu iki devletin vasfı olduğu kadar aynı zamanda bir iç çelişkisi olarak birbirlerine benzer. 19.yy sonlarında İmparatorlukların tarihten çekilme aşamasında çekilmeyi veya yıkılmayı belirleyen en önemli husus bu imparatorlukların iç çelişkilerinde ortaya çıkar. Bu çelişkilerin ortaya çıkardığı savaşlar, göçler, fikir hareketleri ve inançlar bir yandan ayrışmayı derinleştirirken, diğer yandan da kendi anti tezini yaratarak yeni olgu ve oluşumlara yol açar.Günümüz tatar aydınlarından ve akademisyenlerinden Alfina Sibgatullina bu çalışmasıyla kutsal topraklara yolculuktan (Hac), göçmen aydınların entellektüel ve siyasi faaliyetlerine, karşılıklı ziyaretlerden savaşlara, yayın hayatından iktisadi ve kültürel değişimlere kadar bir dönemi gündelik hayatın aynasından konuyla ilgili araştırmacılara ve okuyuculara aksettirir
20,00  15,50 

İsmail Gaspıralı Dünyası

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İlk arayışlarından başlayarak onun “Dilde, fikirde, işte birlik!” ülküsünü hayata geçirdiği ve kendisiyle özdeşleşen başyapıtı Tercüman gazetesine (1883-1918), cehalete indirilen ağır darbe olan “Yeni Okul”dan Türk.e konuşan halkların her alandaki birliği mücadelesine ve “Bütün Türklerin tercümanı” olmasına kadar İsmail Gaspıralının yaşamını aktaran, meslektaşlarının ve araştırmacıların gözüyle ona ışıldak tutan İsmail Gaspıralının Dünyasında kendi yapıtlarından yararlanılarak hazırlanmış İsmail Gaspıralı portresi çıkıyor karşımıza. Yaşamı, yapıtları, çalışmaları, düşünceleriyle yeterince bilinmeyen Gaspıralının, UNESCOnun 2014 yılını İsmail Gaspıralı Yılı ilan etmesiyle yeniden gündeme gelmesi çabalarının boşa gitmediğini göstermektedir.
12,00  8,70 
Onun diğerlerinden farkı neydi? Yetki, imkan ve sorumluluk sahibi bir yığın insanın (Padişahın, Sadrazamın, Genel Kurmay Başkanının) göze alamadığı bir savaşı O neye dayanarak göze almıştı? Savaşı ve savaştan sonra tüm dünyayı şaşırtan yenilikleri nasıl başarmıştı? Bu gücünün kaynağı neydi? Bu gücü nereden alıyor ve hangi kaynaktan besleniyordu? Adından da anlaşıldığı üzere bu kitabın konusu; Atatürk'ün o inanılmaz işleri düşünürken ve başarırken “gücünü nereden aldığı ve hangi kaynaktan beslendiği” sorusuna cevap aramaktır ve bu kaynak şimdi bizim de geleceğimiz için dayanmamız gereken kaynaktır.
30,00  20,00 

16 sonuç gösteriliyor