Kurgan Edebiyat

Tanrıdağ Dergisi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
8 Mayıs-4 Eylül 1942 tarihleri arasında haftalık olarak on sekiz sayı yayımlanan “ilmî, edebî, Türkçü” dergi Tanrıdağ, İkinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı günlerini yansıtan süreli yayınlardan biridir. Tanrıdağ Dergisi adlı bu çalışmayı hazırlayan Prof. Dr. B. Zakir Avşar’ın “Türklük İçin Yaşayıp Ölen Adam: Dr. Rıza Nur ve Tanrıdağ Dergisi” başlıklı yazısından da izlenebileceği gibi, Dr. Rıza Nur hem Türkiye’deki milliyetçilik ve Türkçülük hareketi içinde önemli bir isim hem de muhalif kişiliğiyle dikkat çekmiş bir aydındır. Tanrıdağ, onun çabaları ve emeğinin eseridir. Ömrünün sonuna doğru çıkardığı derginin her şeyini üstlenmiş olan Dr. Rıza Nur’un cansız bedeni, on dokuzuncu sayının tashihlerini yaptığı masada bulunmuştur. Bu dramatik sonun da işaret ettiği gibi, hem maddî hem manevî bütün birikimini Tanrıdağ dergisine aktarma çabası içinde olan Dr. Rıza Nur, kısa ömürlü dergisinde Türkçü ve milliyetçi söylemi pekiştirir. Dergideki bazı yazılarda ırkçı denilebilecek bir tutum da izlenir. Tanrıdağ Dergisi adlı bu çalışmayı, Dr. Rıza Nur üzerine Bir Türkçü’nün Portresi Dr. Rıza Nur adlı bir çalışması da bulunan Prof. Dr. B. Zakir Avşar’ın hazırlamış olması, önemini daha da arttırmaktadır.
15,00  12,00 

Türkmen Kızı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Muhtemelen edebiyatımızın ilk köy romanı olan Türkmen Kızı okunduğunda bir Türk aşiretinin yaşayış kültürü ve kendine has kelime kadrosu XIX. asırda Osmanlı Devleti tarafından düze indirilme projesi ve Fırka-i Islahiyye’nin faaliyetleri aşiret Ve obalar arasındaki çatışmalar gibi pek çok konunun romana sızdığı farkedilecek. Kitabı bitirdiğinizde ise aklınızda kocaman bir soru işareti kalacak Erciş Dağı’nda ve Bingöl Yaylası’nda İlbeyliler yaşıyorşa bölgenin bin yıldır sahibi olduğunu iddia edenler o sırada neredeydi.
12,00  9,50 

Köl Tigin Ünlemesi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Dediler göverir mi, nâra boğdurmuş boğaç; Göverir mi yumruğu, yağı döşünde toğaç? Kam bendirinde ateş, toprak, demir, su, ağaç, Gök Bodun erli kızlı yaslandı mı dediler; Saçaklı kurt başlı tuğ, hislendi mi dediler. Aygır budu, koç boynu ölü yeri aşında, Elçiler bun eyledi, algış odu başında. Yiğit kişi Köl Tigin, kırk yedinci yaşında, Gök Bodun erli kızlı yaslandı mı dediler; Varıp, Altun Dağı’na yaslandı mı dediler. Al kımız sagraklandı, ala paça hüzünden, Feleğin başa çatan zor uğraşı yüzünden. Geri dönmez mi diye bağdaş kuran sözünden, Gök Bodun erli kızlı yaslandı mı dediler; Yoksa keçe üstünde seslendi mi dediler. Kut vermiş, ıduklamış, üstün kılmış yücede, Gök Tanrı’nın yanında, ulaşılmaz nicede, Bir ağız soluklanıp, yunulduğu gecede, Gök Bodun erli kızlı yaslandı mı dediler; Pusatlar kaldığıyla paslandı mı dediler. Er gider, salık salar, kara kara baş kalır, Evinde, evdeşinde buğul yunak yaş kalır, Betik taş itgüçiden öğütlenmiş taş kalır, Gök Bodun erli kızlı yaslandı mı dediler; Bengü taş Köl Tigin’le süslendi mi dediler.
8,00  6,10 

Dede Korkut Destanı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Sıyrılsın kılıçlar, takılsın oklar Demir cıdalardan bir dağın olsun. Daha taluy, daha müren aşalım Cihanı titreten bir çağın olsun. Bürüsün her yanı bozkurt sesleri Davullar vurulsun, toy düğün olsun. Beş bin yıllık bir ülküyle yola çık En kutlu zaferler Türklüğün olsun. Önde buyruk veren başbuğun olsun Gökyüzü otağın, gün tuğun olsun!…”
32,00  24,90 
Köklü bir destancılık geleneğinin ürünü olan ve seksenden fazla varyantıyla dünyanın üç büyük destanı arasında anılan Manas Destanı, hacmine paralel olarak zengin bir tip kategorisini de bünyesinda barındırmaktadır. Bu çalışmada Manas Destanı'ndaki tipler çeşitli açılardan incelenmiş, destanda yer alan bu tipler olay örgüsü içerisinde üstlendikleri işlevler göz önünde bulundurularak sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma yapılırken öncelikle merkeze Manas alınarak onun epik biyografisi etrafındaki birincil tipler (aile, danışmanlar, kırk yiğit, baş düşmanlar) ile ikincil tipler işlevlerine ve temsil ettikleri değerlere göre incelenmiştir. İdeal, inanç, gelenek, ritüel ve değerler gibi olgular, icracılar tarafından folklorun kendine özgü yasaları dahilinde, merkezi kahraman aracılığıyla aktarılır. Merkezi kahraman ve diğer kahramanlar; destanların olay örgüsü içerisinde, toplumsal değerleri ve karşı değerleri temsil etme gibi birçok boyutu olan işlevlerle donatılmıştır. Özellikle sözlü kültür döneminde kültürel belleğin aktarımında etkin bir işleve sahip destan türünün önemli örneklerinden biri olan Manas Destanı bu bağlamda çözümlenerek bir incelemeye tabi tutulmuştur.
16,00  11,60 

5 sonuç gösteriliyor