Aygan Yayıncılık

Shaman

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.”> Kapının çarpması ile sol kulağımda yine bir çınlama sesi başladı, çınlama sesi artık kulağımı rahatsız etmiyordu, şiddeti ise sanki çok net bir telefondan gelen polis sireni sesine beziyordu. Yere oturup sesi dinlemeye çalıştım, radyo cızırtıları da geçtikten sonra yine aynı sesleri duyuyordum “Albayı bul” diyordu, “Alba sana yardımcı olacak” diyordu birileri. Ses bir süre sonra aniden yok oldu.
20,00  10,00 
Bu memlekette 1944-1945 yıllarında büyük bir facia cereyan etti. Yaratıcıları tarafından “Irkçılık Turancılık davası ” diye adlandırılan bu facia, aslında, Türk milliyetçiliğini ve dolayısıyle Türklüğü yere serme hareketi idi. Türklük ve Türkçülük düşmanlarının saflarında yer alan dalkavuklar, karaktersizler, korkaklar vesairenin de el birliğiyle ürüttükleri bu “haçlı seferi” , memleket üzerinde iki yıl, bir zulüm kasırgası gibi esti. Oynanan oyunlara, çevrilen dolaplara ve yapılan baskılara rağmen, bir askeri mahkemenin ve Askeri Yargıtay’ın vicdanlı ve namuslu hakimlerinin tarihi kararları, Türkçülerin beraatı şeklinde tecelli etti. Bu suretle kirli alınlar bir kere daha yerlere sürüldüler. Ve, pek çok ıztıraplara rağmen, netice, Türk milliyetçiliğinin bir zaferi oldu. 1944-1945 ihanetinin üzerinden hayli yıllar geçti. Bugünkü genç nesiller, çeyrek yüzyıl kadar önceki bu ihanet ve zulüm kasırgasından haberleri olmadan yetişmekteler. İşte bu küçük antoloji, o büyük boşluğu doldurmak ümidi ve dileği ile hazırlanmış bulunuyor. Yani antoloji “Irkçılık Turancılık davası”nın küçük bir hulasasıdır. Birkaç ciltte tamamlanacaktır. Bu küçük antolojinin hazırlanmasında tek gaye vardır: Türklüğe hizmet…
12,00  10,00 

Her Devrin Menkubu Atsız

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atsız hakkında o dönem yahut daha sonra yazılmış ne varsa toplayıp, kronolojik bir düzende yer vermeye çalıştığım bu çalışmamda onun gerek kendisinin gerekse çevresinin dilinden anılarını, sorgu ve savunmasının tam metnini, devletin arşivlerinde Atsız'dan bahseden belgeleri, ilgili gazete haberlerini ve onu tanıyanların Atsız hakkındaki görüşlerini zaman sırasıyla bulacaksınız. Bu kitabı yazmaya karar verip de onun hayatına dair evrakları incelemeye başladığım vakit, yetmiş yıllık bir ömrü bir kitaba sığdırmanın aslında ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu gördüm. Yoldan geri dönmek mümkün değildi. Yaklaşık üç senelik bir çalışma sonrası, kitabımı okurların takdirine bırakıyorum. “Her Devrin Menkûbu : Atsız” artık Kağan Bahadır Küçükalcan'ın değil okuyucularınındır
25,00  16,00 

Azadlık Hikayeleri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Eluca Atalı (Hüseynova Medine İhtiyar kızı) 1966'nin 19 Kasımında Azerbaycan'ın Neftçala bölgesinin Holkarakaşlı kentinde doğmuştur. Asif Ata Ocağındandır, Asifçilik geleneğine bağlıdır, hiçbir siyasi sosyal kurumun üyesi değildir. Baku Devlet Üniversitesinin Kütüphanecilik bölümünden mezun olmuş, “Azerbaycan'da Kitapseverlik: oluşumu, gelişimi, modern dönem ve akımları” adlı doktora tezini hazırlamıştır. Dünya, hayat, insan ve onların çevresinde yaşanan her olay onun konusudur. Geleneğine bağlı olduğu Asif Ata'nın “İnsan değişmezse, dünya değişmez” fikrini esas alıp, insanın kendini olgunlaştırmasında ona engel olan eksiklikleri ve noksanları sanat aracılığıyla analiz eder. Birincil ilham kaynakları doğa ve çocuklardır. “Doğa ve çocuklar bana konu vermekten hiç vazgeçmiyor, bense onları kendime küstürmemek için yazıyorum!” diyor. On iki yaşında şiir yazmaya başlamış, edebiyata yeni felsefi, estetik, minyatür tarzını getirmiş, hem bu tarzda hem de hikaye, deneme, mensur şiir ve gazete yazısı gibi türlerde yüzlerce eseri Azerbaycan'da ve yurtdışında basılmış ve başka dillere tercüme edilmiştir. Ayrıca, siyasi-sosyal konulardaki görüşleriyle düzenli olarak basında yer alır. Senaryosu yazar tarafından hazırlanmış, Güney Azerbaycan milli kurtuluş hareketinden bahseden çok sayıda video, film vs. de çeşitli sosyal ağlarda, youtube benzeri kanallarda yayınlanmıştır. Şu anda İsveç'te yaşıyor, evlidir, estetik yaratıcılık ve gazetecilik işleriyle meşguldür.
12,00  9,00 
20. yüzyılın başları, klasik imparatolukları parçalayan sosyalizmden, milliyetçiliğe kadar her türlü ideolojik akımların çarpıştığı bir dünya arenasıdır. Böylesi bir dünyada Türklük aleminin üç önemli merkezinden (İstanbul, Kazan, Bakü) biri olan Azerbaycan'da da bu dönemin şartları gereği bir dizi ideoloji ve felsefi cereyanın ortaya çıktığını görmekteyiz. Milli Birliklerin kuruluşunda kaçınılmaz bir olgu olan 'Milli romantizm' cereyanı Azerbaycan'da 'Pantürkizm' olarak ortaya çıkacak ve 1918 Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluşunun fikri zemini edebiyatla, edebiyatçılar, tarihle tarihçiler oluşturacaktır. Romantik devrin büyük önderi Hüseyinzade Ali Bey ve çevresiyle, dönemin yayın organlarının tetkikiyle titiz bir çalışma ürünü olan bu eserde, Aybeniz Kengerli bu olağanüstü bunalımlı yılların romantik dönemini gözler önüne sermektedir.
25,00  15,00 

5 sonuç gösteriliyor