Türk Betik

  • 5.00 5.00 rating from 1 review
Doğu Gök Türk Devleti yıkıldıktan sonra Çin içinde Gök Türk hanedan soyundan olan A-shih-na Chieh-she-shuai adlı bir Gök Türk’ün yaptığı isyan Türk tarihinde büyük bir iz bırakmıştır. Öncelikle Gök Türkler’in bağımsızlık mücadelelerinin ilk adımı olmuş böylelikle Kutluk İlteriş Kağan 682 tarihinde Gök Türk devletini yeniden diriltmiş, hatta bu devlet ilkinden daha büyük bir devlet haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ise 1946 yılında büyük tarihçi ve edebiyatçı Türkçü yazar Hüseyin Nihal Atsız bu isyanı baz alarak yazdığı romanda Chih-she-shuai’ya “Kür Şad” adını vermiş ve bu isim halk arasında kabul görmüş hatta kemikleşmiştir. Bu isyan ise Türklük ve bağımsızlıkla bir anılır olmuştur. O tarihten bu yana birçok Türk tarihçisi bu konuyu ele almış, ancak kaynaklardaki veri birkaç satırı geçmediği için tatmin edici bilimsel araştırma ortaya konulamamıştır. Belki de bundan dolayı halk Atsız’ın romanına sarılmış ve kurguları dahi gerçek sanmaya başlamıştır. Çin tarihçileri tarafından “Chiu-ch’eng Sarayı Vakası” olarak anılan bu isyandan Chiu T’ang Shu ve Hsin T’ang Shu, TCTC ve T’ang Hui Yao gibi Çin kaynakları bahsetmişlerdir. Kimisi birkaç satır kimisi bundan biraz daha detaylı olan bu kayıtların hiç biri olaydan uzun uzadıya bahsetmezken isyan sonrasında yapılacak işler ve alınacak tedbirlerden uzun uzun bahsedilmiştir. Çin kaynak yazıcılığının bize yabancı olmayan bu davranışının açıklaması şöyle yapılabilir. Çinli vakanüvisler hanedan aleyhine ya da utanç verici olduklarına inandıkları olaylardan çok kısa bahseder ve detayları geçiştirerek yazarlar. Burada da bunun bariz bir örneğini görmekteyiz.
40,00  24,00 
Kıbrıs Adası, 1571 yılında Türkler tarafından alındıktan sonra 307 yıl boyunca Türk hâkimiyetinde, bütün toplumlar için güvenli ve düzenli bir idari yönetime kavuştuğu gibi Türkler için bir vatan olarak algılanmış ve sahiplenilmiştir. Ancak İngiltere tarafından 12 Temmuz 1878 tarihinde işgal edildikten sonra Rumlar lehine yapılan düzenlemeler nedeniyle Türkler, Ada’dan büyük oranda göç etmiş ve kalanlarda Rumların baskı ve zulmüne uğramıştır. Bundan dolayı Kıbrıs Türkleri bir taraftan İngiliz emperyalizmine karşı pasif direnişte bulunurken, diğer yandan Rum baskı ve saldırılarına karşı durmaya çalışmıştır. Kıbrıs Türklerinin bu Milli Mücadelesi’nde, Türkiye Türkleri yapmış oldukları mitingler ile destek olurken, gerek TBMM, gerekse diğer birçok kuruluş, Kıbrıs meselesini sahiplenmiştir. Kıbrıs meselesi; Kıbrıs Türkleri için bir vatan müdafaası iken İngiltere, Yunanistan ve Rumlar için emperyal ideallerinin gerçekleşmesi hayalidir. Günümüzde de devam eden bu meselenin bir boyutu da; Ada’nın Türkiye için jeopolitik ve jeostratejik önemidir.
15,00  10,75 

Uygur Türkleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Uygur Türkleri özellikle Türk kültürüne yaptıkları katkılardan dolayı Türk milleti için mühimdir. Çünkü Uygurlar, Türklerde resim sanatının, müziğin, heykeltraşlığın, kitap basımının, din anlayışının, ticaretin yerleşik hayatın gelişmesinde ve yayılmasında öncülük ve aracılık yapmışlardır. Bunula beraber Ötüken, Uygur Kağanlığı ve onun devamı olan Uygur hanlıkları bugünkü büyük Türkistan'ın etnik ve kültürel yapısının şekillenmesinde de aktif rol oynadı, Türkistan'daki Türk boyları etnik bakımdan şöyle veya böyle Uygur Türkleriyle irtibatlı olduğu gibi, Türk dili ve edebiyatı hussunda da onların tesiri altında kalmışlardır.
17,00  13,00 

Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Dil, din ve tarihî geçmiş bağları ile birbirine sıkı sıkıya bağlı bu topluluklar kaynaşmak için bir önder bekliyorlardı. Enver Paşa kendisini bu iş için biçilmiş kaftan olarak görüyordu. Hemen faaliyete geçmek istedi. Enver Paşa'nın destanını anlayabilmek için içinde yaşadığı ortamı iyi bilmek gerekir. Doğuştan Türk olduğundan atalarının menşeini unutmamıştı. Bolşevikliğin iktidara gelişi ona, Moskova'ya silah zoru ile bağlı Türk soyundan gelen ülkelerin yakın bir gelecekte bağımsızlıklarına kavuşacakları ümidini vermişti. Tam bağımsızlığa kadar giden muhtariyetlerin gerçekleşmesi, komünist prensiplerine dil, din, soy, töre ve gelenek bakımından yabancı olan Orta Asya halklarını büyük bir sevince boğmuştu. Enver Paşa için “bağımsızlık” demek bütün yabancı etkilerden arınmak demekti. Moskova'daki yöneticiler her muhtar Devleti ayıran sınırları gösteren Sovyet Federasyonu haritasını gösterdiklerinde Enver Paşa'ya yapılan değişikliği gayet güzel bir şekilde açıklamışlardı, ama o, yerinde bu Devletlerin varlığını tahkik etmeye gittiğinde ülkeye ve ülkenin diline yabancı Rus memurlarının doldurduğu basit idari birimlerden başka bir şey görememişti.
13,00  9,00 

Türk Tarihine Yeni Bir Bakış

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Uğur Mumcu öldürülmeden önce Kürt Meselesi üzerinde çalışıyordu. Kürt Meselesi'ni etnik ve dinsel yönünü birleştirerek ele almış, Şeyh Sait ayaklanmasını Kürt-İslam Ayaklanması olarak değerlendirmiş, Türkiye'yi uzun yıllardır yöneten Sağ iktidarların ideolojisini ise Kürt-İslam Sentezi olarak tanımlamıştı. Kaya Ataberk bu kitabında, Uğur Mumcu'nun bu tanımlamasını referans alarak, Uğur Mumcu'nun çalışmasını derinleştiriyor. Kürt-İslamcılık, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısını kabul etmeyen geniş bir cephenin temel bakış açısı. Bu yönüyle Şeyh Sait gibi bir Şeriatçıdan Kemal Burkay gibi bir sosyalist ateiste, Apo gibi bir bölücüden Seyid Ahmet Arvasi gibi bir ülkücüye kadar geniş bir kesim, Kürt İslamcılık akımı içerisinde birleşebiliyor. Kaya Ataberk bu tezi ile, hem Kürt Meselesi'ne çok yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırıyor, hem de özellikle Nakşibendilik tarihi içindeki köklü bir damarı ortaya çıkartıyor. Yine ek olarak 500 ünlü Kürt İslamcının biyografisini ve fotoğraflarını da yayınlayarak, araştırmacılara zengin bir arşiv sunuyor.
14,00  10,25 

Türk Tarihinden İzler 3

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bunca yıl tarih okuyan ve tarih ilmi üzerine çalışan bir kişi olarak, herhalde şimdiye kadar bu yüce milletin geçmişinin ancak yüzde birini öğrenebildim. Çünkü Türk tarihi öyle geniş ve köklü ki, onu lâyıkıyla yazmaya ne bir kişinin ömrü yeter, ne de okuyarak tamamı öğrenilebilir. Böyle olunca da, elbette ki tarihçiler sadece belirli bir dönem veya coğrafyadaki Türk tarihiyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. İşte bizim de üzerinde çalışma yaptığımız saha, Orta Asya diye anılan, İç Asya ve bunun uzantısı Türkistan bölgesidir. Konu itibarıyla seçtiğimiz dönem, millattan önceki çağlar ile kısmen onuncu yüzyıla kadarki zaman olup, bunun dışındakiler hakkında iddialarda bulunmamız mümkün değildir. Bütün çalışmalarımızda olduğu üzere, Uygur Türkleri Tarihi’nde de fazla dolambaçlı yollara kaçmadan ve okuyucuları laf kalabalığı içerisinde boğmadan, en kısa biçimde, bir vakitler devletimizi idare eden, bizlere sayısız şan ve şöhretler kazandıran Uygur atalarımızı anlatmaya özen gösterdik. Nasıl ki, Kök Türk Kaganlığı milli bir devlet yapısı hüviyetinde ve Türk devlet teşkilatının olgunlaştığı bir bünyeye sahip olması açısından önemli ise, Uygur Türkleri de özellikle Türk kültürüne yaptıkları katkılardan dolayı bizim için mühimdir. Bilindiği üzere Uygurlar, Türklerde resim sanatının, müziğin, heykeltraşlığın, kitap basımının, din anlayışının, ticaretin, yerleşik hayatın gelişmesinde ve yayılmasında öncülük ve aracılık yapmışlardır. Bununla beraber Ötüken Uygur Kaganlığı ve onun devamı olan Uygur hanlıkları bugünkü büyük Türkistan’ın etnik ve kültürel yapısının şekillenmesinde de aktif rol oynadı. Türkistan’daki Türk boyları etnik bakımdan şöyle veya böyle Uygur Türkleriyle irtibatlı olduğu gibi, Türk dili ve edebiyatı hususunda da onların tesiri altında kalmışlardır.
20,00  15,00 

Türk Tarihinden İzler 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
18,00  14,50 

Türk Tarihinden İzler 1

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi ve kültürüne dair, bu güne kadar yüzlerce çalışmaya imza attık. Bunların büyük bir kısmı yazı hayatımıza başladığımız vakitten itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde basıldı. Ancak bu yayın organlarının çoğu kapandığından, onları sadece kütüphanelerde bulmak mümkün. Dolayısıyla bu yazılara ulaşmak ve özellikle de araştırmacıların bunlardan yararlanmaları zor olduğundan, son zamanlarda pek çok kişinin yaptığı gibi, biz de yazılarımızı bir araya getirip, toplu halde okuyuculara ulaştırmayı düşündük ve böyle bir denemeye kalkıştık. Tabiî ki gönül bütün ilmi ve fikri yayınlarımızı toplu bir külliyat halinde ortaya koymayı istiyor. Fakat bu oldukça zahmetli ve zaman isteyen bir iş. Çünkü her yazının ve araştırma makalesinin yeniden gözden geçirilmesi; bir zamanlar kaleme aldığımız fikirlere ekler veya tashihler yapılması gerekiyor. O yüzden bu toplamayı hazırlarken bir bir seçtiğimiz çalışmaları yeniden okuyup, varsa eksiklikler veya fazlalıkları düzelttik. Esasında çoğu makalenin sonunda kaynakça kısmı vardı, ama kağıt israfı olmaması düşüncesiyle bunları kaldırdık. Zaten hepsinin altında dipnot kısımları bulunduğundan okuyucularımız oralardan yararlanabilir. Bununla birlikte genel bir dizin hazırlanarak, kitabın sonuna ilave edilmiştir.
20,00  15,00 

Türklerin Tarihi – 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Türkler tarihin her safhasında görünen, tarihi inşa eden kavimlerden biridir. Bugünkü medeni dünyada hiçbir eski dünya kavmi ve ülke yoktur ki Türkler olmadan tarihini yazabilsin. Mutlaka, Türkleri ve Türk tarihini bilmek zorundadır ki kendi tarihini anlayabilsin.”
22,50  15,70 

Türklerin Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var…”
22,50  15,70 

Timurlular Devleti Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Cengiz Hanın Nuh tufanını andıran seferlerinin ardından, yaklaşık bir buşuk asır sonra, Türkistanda ortaya çıkan Timur, deş-i Kıpçak, İran, Irak, Suriye ve Anadolu üzerine giriştiği seferleri ile Cengiz Hanın Moğollarının istilasının dehşet ve korkusunu bu ülkelerde yaşayan insanlara yeniden hatırlattı. Dünya iki hükümdarın sahip olacağı kadar büyük ve değerli değildir. Allah nasıl bir tane ise, Sultan da bir tane olmalıdır diyen Timurun gayesi, mümkün olduğu kadar geniş sahaları hakimiyet altına almaktı. Seferlerin Türk-İslam ülkeleri üzerine yöneltilmiş olmasından dolayı eleştirmekle birlikte bunlar o devrin hakimiyet anlayışı düşünülerek değerlendirilmelidir Bütün eleştirilere rağmen Orta Asya göçebelerinin İslamlaşmasında Timurun büyük hizmeti vardır.
13,00  9,40 

Tarihte Tebriz

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
alışmanın özünü, 1000 yıllık bir Türk şehri olan Tebriz’in siyasi, sosyo-kültürel ve ticari tarihi oluşturmaktadır. Tebriz, bugün 4,5 milyon nüfusuyla İran’ın en önemli şehirlerinden birisidir. Nüfusunun neredeyse tamamını Azeri Türkleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla konuştukları dil Azeri Türkçesidir ve Türkiye Türkçesine çok yakındır. Tebriz, barındırdığı bu Türk nüfus dolayısıyla İran’daki Türkler ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşayan Azeri Türkleri için her zaman önemli bir konumda olmuştur. Bundan dolayı Azerbaycan Türkleri, Tebriz’e “Azerbaycan’ın Anası” demektedirler. Tarihte de Azerbaycan’ın başşehri olarak her zaman Tebriz gösterilmiştir. İran’ın Tahran, Meşhed ve İsfahan’dan sonra dördüncü büyük şehri olan Tebriz, gerek içinde barındırdığı Türk nüfus ve gerekse İran’ın yüzyıllar boyunca yöneten Türkler açısından önemli bir merkezdir. Biz bu çalışmamızda Türk tarihi için önem arz eden Tebriz şehrinin, Selçukluların bölgeye gelişinden(11. yüzyılın başları) Kaçar Hanedanı’nın sonuna(1925) kadarki dönemi incelemektedir.
14,00  10,20