Türk Betik

  • 5.00 5.00 rating from 1 review

Basında Atsız

5.00 out of 5
Kepit: Türk Betik
Titiz bir çalışma sonrasında herkesin faydalanabilmesi amacıyla bir devre adını altın harflerle kazıyan büyük Türkçü Nihâl Atsız’ı hayatı süresince konu alan gazete haberlerini bulacağınız bu eserde; dönemin gazetelerinde Atsız ve arkadaşlarına karşı yürütülen çirkin kampanyaları tüm yönleriyle görecek, türlü iftirâlara ve baskılara rağmen yıkılmak bir kenara dursun, eğilmediğini görerek o’na olan inancınızı tazeleyeceksiniz.
25,00  15,00 

Yunanistan’da Esirlerimiz

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Mondros Mütarekesi sonrasında, Mütarekenin ağır şartlarının verdiği rehavetle emperyalist devletler, Anadolu’da işgallere başladılar. Bu kapsamda Yunanlılara Trakya’yı ve Batı Anadolu’yu vadeden İngilizler, Yunanlıların 15.Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e asker çıkartmasını temin ettiler. 1830 yılında Emperyalist devletlerin himayesinde Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını alan Rumlar, topraklarını sürekli genişletmek siyasetini takip etmişler, I. Dünya Savaşı’nda da emperyalist devletlerle işbirliği yaparak, kendilerini eski Bizans’ın mirasçısı görüp, Bizans’ı diriltmek, dolayısıyla Anadolu’yu fethetmek hülyasına düşmüşlerdir. Anadolu insanı da koskoca imparatorluktan elinde kalan son toprak, Anadolu’yu savunmak için Kurtuluş Mücadelesine girmişlerdir. 1919-1921 döneminde İzmir’den başlayıp civar illere doğru genişleyen Yunan işgali, Kuvay-ı Milliye’nin mukavemetiyle ve sonra TBMM’nin düzenli ordularıyla karşılaşmış, nihayet 30 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ile 09 Eylül 1922’de yine İzmir’de denize dökülmüştür. Bu 2,5 yıllık işgal döneminde her türlü ahlâk ve namus duygularından yoksun Yunan sürüleri, Anadolu’da pek çok mezalim icra etmiş, Batı Anadolu bu işgalden sonra adeta harabeye dönmüştür. Yunan işgali döneminde Batı Anadolu’da yapılan katliam ve yağmalar konusunda gerek o dönemin yayın organlarında, gerek sonradan konuyu araştıran kişilerin sonradan yaptıkları çalışmalarla pek çok yayın yapılmış, eser yayınlanmıştır. Bunların önemli bir kısmını, kitabın sonunda verdiğimiz kaynakça’da gösterdik.
8,00  5,75 

Sarı Paşa – İnsan Atatürk

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atatürk'ün soyu, ailesi ve bunu doğuran kültür ortamı ortaya konulmalı ve insanlarımıza, özellikle de gençlerimize anlatılmalıdır. Yine çok ihmal edilen bir konu da onun insani boyutudur.Atatürk bizden biridir. Bu yönü ile de gençlerimize anlatılmalıdır.”Hayatta yegane fahrim Türk yaratılmamdır” diyerek Türklüğü ile övünen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, baba soyu itibarıyla, hem Anadolu'nun, hemde Rumeli'nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan ve Karaman'dan Makedonya'ya göç ettirilen “Kızıl Oğuz Yörükleri/Türkmenleri”nden;anne soyu itibarıyla da Rumeli'nin Türkleşmesinde yine etkin rol oynamış bulunan ve göçtükleri Konya/Karaman yöresinden dolayı Rumeli'de “Konyarlar”olarak anılan Yörük/Türkmenlerdendir. Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin köyü”Kocacık”, bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nin Jupa Bölgesi'nde Debreşehrine bağlı, Türklerin yaşadığı bir köydür.
20,00  14,50 
Bu eserin hazırlanış gayesi Asım Usun 11 Ekim 1956 tarihli Mustafa Kemale atfettiği şu sözlerin cevabını bulmaktan ibarettir. İstiklal tarihinin başı ve başlangıcı olmak üzere benim İstanbuldaki faaliyet ve temaslarım henüz herkesçe malum değildir. Bu hassas dönemi inceleyenler yapmış oldukları kıymetli araştırmalarda bazı noktaları eksik bırakmışlar, bu durum ise Mustafa Kemal Paşanın Anadoluya geçmesinin sebep ve sonuçları hususunda hâlâ tartışmaların devam etmesine neden olmuştur. Mustafa Kemal Paşanın niçin ve hangi şartlarda Anadoluya çıktığı sorusunun cevabını o günlerin tarihi hadiseleri içinde aramak tarihi gerçeklik adına takip edilmesi gereken resmi tarih, Alternatif tarih veya öteki tarih gibi isimlendirmelerden kaçınarak tartışılan hadiselerin belgelerini ortaya koymak suretiyle okuyucuyu ve zamanı mutlak hakem tayin edebilmektir. Daha önce yazılan makaleleri bir araya getirerek yeni bir yöntemle ortaya koymaya çalıştığımız bu eserde; mütareke sürecinde Mustafa Kemal Paşanın İstanbulda nasıl bir yol takip ettiğini her yönüyle incelemek ve onun Anadoluya geçişinde rol oynayan faktörleri tek tek tespit etmek amaçlanmıştır. Bunu yaparken 90 yıldır telif, tetkik ve hatıra türü eserlerde sürdürülen Sultan Vahideddin-Mustafa Kemal Paşa kavgasına tarihi gerçeklik odına cevap verilmeye çalışılmıştır. Olaylara bakış açımız sebep-sonuç ilişkisiyle ele alınmış,böylece sadece hikâye olmaktan çıkaracağımız tarihi meseleler okuyucuya belgelenmiş bir şekilde ve inkârı mümkün olmayan delillerle sunulmuştur. Bütün bunları yaparken sadece eskiyi ihya etme gayreti içinde olmadığımız gibi, yeni dönemin oluşumundaki sancılar ve sıkıntılar da gözlem altına alınmıştır. Tarihi olayların değerlendirilmesinde sadece kişilere bağlı kalınmamış ve böylece vakanüvislerin sıkça yaptıkları değer yanılgılarına düşülmemeye çalışılmıştır.
24,00  19,00 
Türk milletinin Tanzimattan itibaren görmeyi arzuladığı yeni insan tipini Atatürk'ün şahsında bulması onun gerçekleştirdiği Türk aydınlanmasıyla da yakından ilgilidir. O hâlde bu büyük değişimi anlayabilmek öncelikle onun kısa ancak olağanüstü olaylarla dolu hayat hikâyesini öğrenmekle mümkündür. Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu özellikleriyle yirminci yüzyılı olağanüstü kişiliği ile etkilemiş büyük bir asker ve devlet adamıdır. Onun olağanüstü kişisel meziyetleri Türk milletini hapsolduğu karanlıklardan ve belki de yok olmak tehlikesinden kurtarmış, Türk milletini istiklale kavuşturarak çağdaş dünyanın medenî ülkeleri arasına dâhil etmiştir. Şüphesizdir ki, Atatürk'ü iyi anlamak onun çağdaş Türkiye'nin temellerini atarken hangi dinamikler ile hareket ettiğini ve cumhuriyetin hangi temel esaslar üzerine bina edildiğini de ortaya koymak bakımından büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet tarihimizin hangi döneminde olursa olsun, Atatürk'ün hayatı, cumhuriyetin kuruluşunu, bugününü ve yarınını anlamak isteyen herkesin vakıf olması zarurî olan bir süreç olacaktır.
31,00  22,50 

Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İkinci Meşrutiyetin henüz emekleme çağında olduğu bir dönemde, “haricî teşvik ve dahilî hıyanetlerin elele vermesiyle ortaya çıkan 31 Mart isyanı, kanlı bir ihtilâl şeklini alarak, yakın dönem Türk tarihinin yüzüne kapkara bir leke sürmüştür. Osmanlı ordusunun siyasete bulaşmasının ve 1908 Meşrutiyetimin getirdiği aşırı özgürlük ortamından yararlanan siyasî partileri ve yerli iş birlikçileri yanlarına çeken dış ıjıihrakların kışkırtmaları ve içte de irticaî kesimin medreseliler-halk-asker üzerindeki olumsuz propagandaları neticesi patlak veren 31 Mart isyam'm Rumeli'den gelen Hareket Ordusu bastırmıştır. Hareket ordusunun hazırlanmasında, sevk ve idaresinde henüz Yüzbaşı rütbesinde bulunan geleceğin Türkiye'sinin mimarı Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk)'in önemli rolü olmuştur. Bu görev, Mustafa Kemal'in kurmaylık yeteneğini ispat ettiği, 31 Mart isyanının bastırılması ve İstanbul'da asayişin geri getirilmesindeki etkinliğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu çalışmada, Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal'in faaliyetleri, hem kendi not defterine kaydettikleri, hem de dönemin birinci elden arşiv belgeleri incelenerek olaylar değerlendirilmiş ve gün ışığına çıkarılmıştır. Ordunun siyaset dışı kalmasını daha Yüzbaşı rütbesinde iken dile getiren Mustafa Kemal, o dönemde bu konuda etkili olamamış ancak, Türkiye Cumhuriyetinin muhafızı kahraman Türk ordusunun siyasetten uzak kalmasını sağlamıştır.
9,00  6,50 

İsmail Gaspıralı Dünyası

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İlk arayışlarından başlayarak onun “Dilde, fikirde, işte birlik!” ülküsünü hayata geçirdiği ve kendisiyle özdeşleşen başyapıtı Tercüman gazetesine (1883-1918), cehalete indirilen ağır darbe olan “Yeni Okul”dan Türk.e konuşan halkların her alandaki birliği mücadelesine ve “Bütün Türklerin tercümanı” olmasına kadar İsmail Gaspıralının yaşamını aktaran, meslektaşlarının ve araştırmacıların gözüyle ona ışıldak tutan İsmail Gaspıralının Dünyasında kendi yapıtlarından yararlanılarak hazırlanmış İsmail Gaspıralı portresi çıkıyor karşımıza. Yaşamı, yapıtları, çalışmaları, düşünceleriyle yeterince bilinmeyen Gaspıralının, UNESCOnun 2014 yılını İsmail Gaspıralı Yılı ilan etmesiyle yeniden gündeme gelmesi çabalarının boşa gitmediğini göstermektedir.
12,00  8,70 

Her Devrin Menkubu Atsız

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atsız hakkında o dönem yahut daha sonra yazılmış ne varsa toplayıp, kronolojik bir düzende yer vermeye çalıştığım bu çalışmamda onun gerek kendisinin gerekse çevresinin dilinden anılarını, sorgu ve savunmasının tam metnini, devletin arşivlerinde Atsız'dan bahseden belgeleri, ilgili gazete haberlerini ve onu tanıyanların Atsız hakkındaki görüşlerini zaman sırasıyla bulacaksınız. Bu kitabı yazmaya karar verip de onun hayatına dair evrakları incelemeye başladığım vakit, yetmiş yıllık bir ömrü bir kitaba sığdırmanın aslında ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu gördüm. Yoldan geri dönmek mümkün değildi. Yaklaşık üç senelik bir çalışma sonrası, kitabımı okurların takdirine bırakıyorum. “Her Devrin Menkûbu : Atsız” artık Kağan Bahadır Küçükalcan'ın değil okuyucularınındır
25,00  16,00 

Gaspıralı İsmail

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu. Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır. Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır. Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir. Bu kitap, Çarlık Rusyasının Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
9,50  6,60 

Enver Paşa’nın Vasiyeti

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Şahsi hayatı, dağda bir çobanın hayatı kadar sade ve yalın, tevazuda bir derviş kadar ihtirassız, fakat sözkonusu Turan halklarının istiklal ve hürriyetleri olduğunda, ateş parçası bir idealist, savaş için yaratılmış bir asker olan Enver Paşa, can çekişen bir imparatorluğun tam ortasında bulur kedini. Ve tam 17 cephede kan revan içinde, takatten düşene kadar savaşır. Başında bekleyen akbabalara yem olmamak kadar, Asker bozkırlarındaki çığlık, bir alıç dikeni gibi yüreğine saplandığında, Kırım, Kafkasya'dan, Hazar ötesine geçer. O çığlık atanlar da Türk'tür, oralar da Turan yurdudur. Kalbini ve idealleriyle son nefesini Türkistan Türklüğüne armağan ettiği 1922 Ağustos'una kadar, gün gün, adım adım, cephe cephe arşivlerin şahitliğiyle Enver Paşa'nın izini süren değerli Özbek Türk yazarı Nabican Bakiyev, yapmış olduğu bu çalışmasıyla, Asya bozkırlarının havasıyla, hasımlarının gözünden Türkistan mücalesindeki Enver Paşa'yı dikkatlerimize sunuyor. Bu gözler, başta Kızılordu askeri arşivi olmak üzere, şimdilerde artık tarihe karışmış Rusya Komünist Partisi, Özbekistan ve Tacikistan Komünist Partisi ile KGB arşiv belgeleridir. Hepsi birbirinden ilginç 18 Mektubun sonunda, Enver Paşa'nın bugüne kadar hiçbir yerde rastlanmayan kendinin kaleme aldığı “ölüm ilanıyla”, “vasiyetname”si de ilk defa gün yüzüne çıkmış oluyor. Enver paşa, tıpkı kendi özel hayatının özü gibi kaleme aldığı Vasiyetname'sinde dostun düşmanın önünde eğildiği ünlü bir komutan gibi değil, sanki bir ahir zaman Nebi'si gibidir.
23,00  17,40 

Atatürk’ün Düşünce Dünyası

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu çalışma ile amaçlanan; gençlerimizin milletimizin milli kültür değerlerini, Atatüek'ün bir lider, devlet ve düşünce adamı olarak bu değerlerimize getirdiği bakış açısını, ve Cumhuriyetimizin temel felsefesini oluşturan esasları anlama ve yaşatma bilinci oluşturmalarına yardımcı olmaktır.
15,00  11,50 
Onun diğerlerinden farkı neydi? Yetki, imkan ve sorumluluk sahibi bir yığın insanın (Padişahın, Sadrazamın, Genel Kurmay Başkanının) göze alamadığı bir savaşı O neye dayanarak göze almıştı? Savaşı ve savaştan sonra tüm dünyayı şaşırtan yenilikleri nasıl başarmıştı? Bu gücünün kaynağı neydi? Bu gücü nereden alıyor ve hangi kaynaktan besleniyordu? Adından da anlaşıldığı üzere bu kitabın konusu; Atatürk'ün o inanılmaz işleri düşünürken ve başarırken “gücünü nereden aldığı ve hangi kaynaktan beslendiği” sorusuna cevap aramaktır ve bu kaynak şimdi bizim de geleceğimiz için dayanmamız gereken kaynaktır.
30,00  20,00