2016

Basında Atsız

5.00 out of 5
Kepit: Türk Betik
Titiz bir çalışma sonrasında herkesin faydalanabilmesi amacıyla bir devre adını altın harflerle kazıyan büyük Türkçü Nihâl Atsız’ı hayatı süresince konu alan gazete haberlerini bulacağınız bu eserde; dönemin gazetelerinde Atsız ve arkadaşlarına karşı yürütülen çirkin kampanyaları tüm yönleriyle görecek, türlü iftirâlara ve baskılara rağmen yıkılmak bir kenara dursun, eğilmediğini görerek o’na olan inancınızı tazeleyeceksiniz.
25,00  15,00 

Türklerin Tarihi – 2

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Türkler tarihin her safhasında görünen, tarihi inşa eden kavimlerden biridir. Bugünkü medeni dünyada hiçbir eski dünya kavmi ve ülke yoktur ki Türkler olmadan tarihini yazabilsin. Mutlaka, Türkleri ve Türk tarihini bilmek zorundadır ki kendi tarihini anlayabilsin.”
22,50  15,70 

Kök Tengri’nin Çocukları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türkler Esir düştüler, savaştılar, barıştılar Uzak Asyadan Akdenize kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyaya yayıldılar. Devletler kurdular, devletler yıktılar. Çine aman vermediler. Birçok farklı isimle anıldılar, farklı dinlere inandılar. Çok büyük bir medeniyet yarattılar. Başka medeniyetlerin yükselmesine katkıda bulundular. Hepsi de masmavi Gökyüzünün (Gök-Tanrının) altında buluştular. Türkler kimdir? Nereden gelirler? Hangi dinlere inanırlar? Tarihleri ne zaman başlar? Nasıl teşkilatlandılar? Ve en önemlisi nasıl bu kadar başarılı oldular? Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, bu kitabında yukarıdaki soruların ışığında Orta Asyadan Avrupaya kadar yayılan Türklerin İslamiyet öncesi tarihlerini bütüncül bir şekilde okuyucuya sunuyor. Karmaşık gibi görünen bir tarihi yalın şekilde anlatan, örneği az rastlanır bir çalışma…
27,00  18,90 

Türklerin Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var…”
22,50  15,70 
Doğu Gök Türk Devleti yıkıldıktan sonra Çin içinde Gök Türk hanedan soyundan olan A-shih-na Chieh-she-shuai adlı bir Gök Türk’ün yaptığı isyan Türk tarihinde büyük bir iz bırakmıştır. Öncelikle Gök Türkler’in bağımsızlık mücadelelerinin ilk adımı olmuş böylelikle Kutluk İlteriş Kağan 682 tarihinde Gök Türk devletini yeniden diriltmiş, hatta bu devlet ilkinden daha büyük bir devlet haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ise 1946 yılında büyük tarihçi ve edebiyatçı Türkçü yazar Hüseyin Nihal Atsız bu isyanı baz alarak yazdığı romanda Chih-she-shuai’ya “Kür Şad” adını vermiş ve bu isim halk arasında kabul görmüş hatta kemikleşmiştir. Bu isyan ise Türklük ve bağımsızlıkla bir anılır olmuştur. O tarihten bu yana birçok Türk tarihçisi bu konuyu ele almış, ancak kaynaklardaki veri birkaç satırı geçmediği için tatmin edici bilimsel araştırma ortaya konulamamıştır. Belki de bundan dolayı halk Atsız’ın romanına sarılmış ve kurguları dahi gerçek sanmaya başlamıştır. Çin tarihçileri tarafından “Chiu-ch’eng Sarayı Vakası” olarak anılan bu isyandan Chiu T’ang Shu ve Hsin T’ang Shu, TCTC ve T’ang Hui Yao gibi Çin kaynakları bahsetmişlerdir. Kimisi birkaç satır kimisi bundan biraz daha detaylı olan bu kayıtların hiç biri olaydan uzun uzadıya bahsetmezken isyan sonrasında yapılacak işler ve alınacak tedbirlerden uzun uzun bahsedilmiştir. Çin kaynak yazıcılığının bize yabancı olmayan bu davranışının açıklaması şöyle yapılabilir. Çinli vakanüvisler hanedan aleyhine ya da utanç verici olduklarına inandıkları olaylardan çok kısa bahseder ve detayları geçiştirerek yazarlar. Burada da bunun bariz bir örneğini görmekteyiz.
40,00  24,00 
15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in haksız yere Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehir ve kasabada protesto mitinglerinin yapılmasına zemin hazırlamıştır. Bu mitinglerde alınan kararlar ve protesto metinleri incelendiğinde pek çok yönden benzerliklerin olduğu göze çarpar. Anadolu'nun her köşesinde icra edilen mitinglerde, Türkler, seslerini hem kendi ülkelerine hem de cihana duyurmak istemişlerdir. İdam fermam imzalanmış, kolu kanadı kırılmış, ordusu ve donanması dağıtılmış, vatan toprakları yer yer işgale uğramış bir devletin hâkim ve asli unsurunu oluşturan Türkler, pasif direniş tedbiri olarak adlandırılabilecek mitinglerle işgallere duydukları tepkileri dile getirmişlerdir. Mitingler, kuva-yı milliye yanlısı aydınların yönlendirmeleriyle gerçekleştirilmiştir. İstanbul'da ve Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yapılan mitingler, halkın Türk milliyetçiliği duygusu ile bütünleşerek kuva-yı milliye etrafında kenetlenmesini sağlamıştır. Bu mitinglerle birlikte milli duygular doruğa çıkarılmış, millî ruh ve heyecan basın yayın organlarıyla kitlelere maledilmiş; netice itibariyle yurt sathında kısa sürede kuva-yı milliye hareketi yayılıp güçlenmiştir. Milli Mücadele döneminde duygu, düşünce ve fikir birliğini sağlamayı hedefleyen mitingler, içerik bakımından ortak noktaların farklı mekânlarda dile getirildiği önemli toplantılar olmuştur. Bu mitinglerde dile getirilin ifadeler edebî açıdan incelendiğinde, bir milletin şahlanışı, yeniden dirilişi karşımıza çıkar. Fakat bugüne kadar yazılmış olan tarih kitaplarında, Milli Mücadele dönemi anlatılırken, ne yazık ki Türk milletinin duygularının tercümanı olan mitinglere pek yer verilmemiştir. Bu kitapta, İstanbul Üniversitesi'nde işgale tepki gösteren aydın öğretim üyeleri yanında Türklüğü ile gurur duyan kız-erkek üniversite gençliğinin cihana haykırışlarını duyacak, bir yok oluşun eşiğinde iken ümitsizliğin, karamsarlığın ortadan kaldırılışı ve kurtuluşa uzanan sürecin hikâyesini bulacaksınız.
12,00  8,60 

Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
İkinci Meşrutiyetin henüz emekleme çağında olduğu bir dönemde, “haricî teşvik ve dahilî hıyanetlerin elele vermesiyle ortaya çıkan 31 Mart isyanı, kanlı bir ihtilâl şeklini alarak, yakın dönem Türk tarihinin yüzüne kapkara bir leke sürmüştür. Osmanlı ordusunun siyasete bulaşmasının ve 1908 Meşrutiyetimin getirdiği aşırı özgürlük ortamından yararlanan siyasî partileri ve yerli iş birlikçileri yanlarına çeken dış ıjıihrakların kışkırtmaları ve içte de irticaî kesimin medreseliler-halk-asker üzerindeki olumsuz propagandaları neticesi patlak veren 31 Mart isyam'm Rumeli'den gelen Hareket Ordusu bastırmıştır. Hareket ordusunun hazırlanmasında, sevk ve idaresinde henüz Yüzbaşı rütbesinde bulunan geleceğin Türkiye'sinin mimarı Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk)'in önemli rolü olmuştur. Bu görev, Mustafa Kemal'in kurmaylık yeteneğini ispat ettiği, 31 Mart isyanının bastırılması ve İstanbul'da asayişin geri getirilmesindeki etkinliğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu çalışmada, Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal'in faaliyetleri, hem kendi not defterine kaydettikleri, hem de dönemin birinci elden arşiv belgeleri incelenerek olaylar değerlendirilmiş ve gün ışığına çıkarılmıştır. Ordunun siyaset dışı kalmasını daha Yüzbaşı rütbesinde iken dile getiren Mustafa Kemal, o dönemde bu konuda etkili olamamış ancak, Türkiye Cumhuriyetinin muhafızı kahraman Türk ordusunun siyasetten uzak kalmasını sağlamıştır.
9,00  6,50 

Batı Anadolu’da Yunan Mezalimi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle yıldırım hızıyla Büyük Taarruz Harekâtına başlayan Türk Ordusu, akıncı cetlerini hatırlatan bir sür'atle on beş günde Afyon'dan İzmir'e ulaşır. Tarih: 9 Eylül 1922'dir.Batı Cephesi Komutanlığı karargâhını Bornova'da kurmuş, gelişmeleri izlemektedir. Türk basını da, bu yıldırım harekâtını yakından takip etmektedir. Yunanlıların, Batı Anadolu'da Türk Milleti'ne reva gördükleri mezalimi soran Vakit Gazetesi muhabirine, Batı Cephesi Komutanı ismet Paşa şu cevabı verin”Yunan ordusunun Anadolu'da yaptığı yıkımın maddi karşılığı bir buçuk milyar altın liradır. Yunanlılar, Anadolu'da 280.000 ev yakmıştır. Yaktıkları şehir ve köyler hakkında ciddi bir inceleme yapıldığı takdirde bunun daha da fazla olduğu görülecektir… Yunan askerlerinin yangından başka, yaptıkları soygunlar da dehşetlidir. Yakmadıkları ya da yakamadıkları şehir ve köylerimizi soyup soğana çevirmişlerdir. Her Yunan eri 1.000 liralık soygun yapmıştır. 200.000 mevcutlu Yunan ordusunun gasp ettiği servet en azından 200 milyon altın lira demektir… Böylece millî servetten milyonları gasp etmişlerdir. …Hele nüfus, ırz ve namusça olan kayıplarımız hiçbir ölçüye sığmaz. Fakat bütün bu zararlarımızı Yunanlıların yanına bırakmayacağız. Bunları en son kuruşuna kadar ödeteceğiz…” Bunları söyledikten sonra ismet Paşa ayağa kalkar, hâlâ için için yanmakta olan ve yer yer de patlamaların duyulduğu İzmir'e yönelerek kısık bir sesle devam eder:”Geçtiğimiz yerlerde harabeler gördük… Zaferin neş'esini duyamadık. İzmir'e olsun sağlam girelim, üzüntü ve keder duymayalım dedik. Ne çare kader… Olmadı.”Bu eserde, 15 Mayıs 1919 tarihinde Batı Anadolu'yu yangın yeri ve kan gölüne döndüren Yunanlıların masum Türklere uyguladıkları ve bugün uluslar arası hukukta soykırım tabir edilen hunharca hareketlerin ibret dolu belgeleriyle karşılaşacaksınız.
14,00  10,20 
Dünya tarihinde ender rastlanan deniz ve kara savaşlarının örnekleriyle dolu olan Çanakkale muharebeleri, siyasi açıdan birçok emelin, ihtirasın düğümlendiği, askeri açıdan insan gücünün, azminin, inancının teknolojiyi nasıl dize getirdiğini ortaya koyması bakımından önemlidir.
20,00  15,40 

9 sonuç gösteriliyor