2012

Türkmen Kızı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Muhtemelen edebiyatımızın ilk köy romanı olan Türkmen Kızı okunduğunda bir Türk aşiretinin yaşayış kültürü ve kendine has kelime kadrosu XIX. asırda Osmanlı Devleti tarafından düze indirilme projesi ve Fırka-i Islahiyye’nin faaliyetleri aşiret Ve obalar arasındaki çatışmalar gibi pek çok konunun romana sızdığı farkedilecek. Kitabı bitirdiğinizde ise aklınızda kocaman bir soru işareti kalacak Erciş Dağı’nda ve Bingöl Yaylası’nda İlbeyliler yaşıyorşa bölgenin bin yıldır sahibi olduğunu iddia edenler o sırada neredeydi.
12,00  9,50 

Kutlu Töre

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Yıl 1943… İran… Kaşkaylar denen bir Türk aşireti var İranda. Sayıları dört yüz bindir. Kışları Basra Körfezi kuzeylerinde, yazları Elburz Dağlarında olur yaylakları. Bu roman onları anlatmaktadır Alper AKSOY *** “Kutlu Töre, Nihal ATSIZ'ın Bozkurtlar romanının 20. yüzyıl versiyonu adeta. Kaşkay Aşireti'nin töre uğruna verdiği soylu mücadelenin destanı. Kaşkay genci Husrev'le Acem kızı Elvan'ın aşkı Romanın ilk bölümlerine damgasını vuruyor. Okuyucu bu aşk serüvenine kapılmışken Kaşkaylara sığınan iki Alman ajanı ile yeni bir serüven başlıyor. Alper Aksoy ikinci serüveni o kadar başarılı anlatıyor ki Husrev-Elvan aşkı unutuluveriyor. Zamana dayanıklı bir eser Kutlu Töre. Galip ERDEM *** Başarılı tabiat tasvirleri Kutlu Töre'nin en dikkate değer özelliklerinden biridir. Kadına verdiği önem ile Türk toplum hayatını doğru bir şekilde yansıtmaktadır Umay Günay *** Kutlu Töre Gökçe Ana, Gündüz Han, Husrev, Konurbay, Çalık Ozan, Çalıbay gibi akılda kalıcı sivri tipleri işlemesine rağmen bir tipler romanı değildir. Kaşkayların törelerini çiğnememek uğruna Acemlere ve İngizlere karşı verdiği kanlı direnişe rağmen bir serüven romanı da değildir. Romanın bütün karakterleri kaynaşmış bir toplumun parçalarıdır… Kutlu Töre bu bakımdan milli romanın başarılı bir örneğidir. Necmettin TÜRİNAY
23,75  17,20 

Göktanrı’nın Kılıcı Attila

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihi konusunda birçok araştırması yayınlanan Hüseyin Adıgüzel, bu kitabında Büyük Hun Hakanı Attila'nın yaşamını ve Hunların Avrupa'daki mücadelelerini anlatıyor. Türkleri egemenliği altında birleştirip batıya yaptığı akınlarla Avrupa'yı titreten ve bu sebeple kendisine “Tanrı'nın Kırbacı” adı verilen Büyük Hun Hakanı Attila'nın hayatını okurken, Batı'nın bilinçaltındaki “Türk korkusu”nun sebeplerini daha iyi göreceksiniz. “Göktanrı'nın Kılıcı” Büyük Hun İmparatoru Attila'nın hayatını ve Batı Hunlarının tarihini roman tadında okuyuculara sunuyor.
20,00  15,00 

Yeryüzünde Türkler

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Dünya yüzünde Türk'ün nerelerde bulunduğunu öğrenmek ve bilmek her Türk'ün birinci vazifesidir; buna rağmen soydaşlarımızın nerelerde ve nasıl yaşadığını esaslı bir suretle bilmemekteyiz. Bunun sebeplerinden biri de bu hususta yayının pek yapılmamış olmasıdır. Eserin hiç bir maksat gütmeden tamamen Türke Türkü tanıtmak maksadı ile yazılmıştır. Aydınlarımızın büyük bir kısmı henüz soydaşlarını tanımamaktadır. Bu tanımamak, bu ilgisizlik o kadar ileri gitmiştir ki onları, kendi kanından olan insanları inkar etmeye kadar götürmüştür. Bu inkar kısmen cehaletten, kısmen de bütün insanları kardeş görmek arzusundan doğmaktadır. En yakın akrabasını, kendi öz kardeşini bilemeden, tanımadan uzak komşuları hakkında dostluk, kardeşlik göstermek acınacak bir haldir. Aramızda asırlarca bizden ayrı düşmüş, birbirimizden habersiz yaşamış olan soydaşlarına karşı çekingenlik, hatta antipati besleyenler vardır. Bunun da sebebi öz kardeşini yakından tanımamış olmaktır. İşte bu eser iki kardeşi birbirine tanıtmak için yazılmıştır. Bunu kısmen dahi yapmaya muvaffak olursam görevini yapmış bir insan huzurunu duyacağım.
10,00  6,50 

Son Avarlı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
6. yüzyılın ortalarında, Karadeniz'in kuzeyinden Avrupa'ya akan Avar ordusunda bir subay olan Yalaz'ın, Doğu Roma askerlerine insansız savaş arabalarıyla saldırmalarını, savaş sonrası ise ailesinin izini kaybederek onları ararken, Avar Kağanı Bay An'ın emriyle yeni savaşlara katılmasını, fetihlerini, aklın ve cesaretin, bilek güzüyle birleşmesinden büyük zaferler kazanılacağını su gibi akıp giden kelimelerle anlatan sarsıcı bir roman.
12,00  8,40 

Orhun Abideleri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Orhun Abideleri”; Türk medeniyetinin, kültürünün, tarihinin tek kelimeyle Türk Varlığının şaheser vesikesi. Merhum Profesör Muharrem Ergin´in bu şahesere lâyık çalışması ile bu kitap elinize ulaşmış oluyor. Prof. Ergin´in kıymetli talebesi Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya kitabı elden geçirdi, öğrencilere en uygun şekilde yeniden dizdirdi, renkli sayfalar ve fotoğraflar ilâve edildi.
14,00  11,00 

Dede Korkut Destanı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Sıyrılsın kılıçlar, takılsın oklar Demir cıdalardan bir dağın olsun. Daha taluy, daha müren aşalım Cihanı titreten bir çağın olsun. Bürüsün her yanı bozkurt sesleri Davullar vurulsun, toy düğün olsun. Beş bin yıllık bir ülküyle yola çık En kutlu zaferler Türklüğün olsun. Önde buyruk veren başbuğun olsun Gökyüzü otağın, gün tuğun olsun!…”
32,00  24,90 

Emir Timur

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Çadırdan biraz ileride yanan ocağın başında kargıdan yapılmış, bir hasırın üstüne iki şahıs karşılıklı oturmuşlardı. On beş-yirmi adım ötede duran nöbetçiler, onlara dikkatli ve merak içinde bakıyorlardı. Bu da onların görevleriydi. Emir Timur geceden, onların yanınahiç kimsenin, hatta yakınlarının bile bırakılmamasını emretmişti. Sözlerinden Emir'in bazı hususlarda üstad ile anlaşamadığı hissediliyor, ayaz hava ve ocağın ateşinden kızaran yüzü, biraz daha kızarıyordu. Ama itirazını amirane bir şekilde değil, yumuşak ve nazik bir şekilde bildiriyordu. Üstad, elindeki çubukla, ocağın altını üstüne bir daha getirdi. “Kurultay seni Büyük Emir seçti. Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun? Emir Timur geceden başlayan sohbetin en ciddi yerine geldiklerini hissetti. Cevabını gecktirmedi. Bütün Turan'ı kılıcım ile birleştireceğim. Turan'ın önceki kudretini geri vereceğim!”
30,00  21,80 

Türk Mitolojisinde Kurt

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk kültür bölgelerinde ve bu bölgeleri oluşturan halkların arasında kendisini daha fazla hissettiren kültürel stratejilerin emperyalist politikaları, halkların demokratik kültürel dayanışmalarının önemini, günümüzde çok daha fazla zaruri kılmıştır.
9,00  6,50 

Anadolu Türk Beylikleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Anadolu Türk Beylikleri Tarihi, Anadolu'da siyasi iktidarın ve egemenliğinin Selçuklu hanedanından Osmanlı hanedanına geçişine kadar sürmüş olan ara dönemi ifade eder. Türkler, tarihin bu döneminde Anadolu'da, 1-) siyasi hakimiyetlerini, 2-) nüfus hakimiyetlerini, 3-) kültür hakimiyetlerini kurarak, bu ülkenin Türk vatanı haline gelmesinde ve Türkleşmesinde büyük bir başarı göstermişlerdir. Bu küçük ve mütevazi eserde, Türk milletinin tarihte göstermiş olduğu bu önemli başarının tarihi temellerini ortaya koymaya ve açıklamaya çalışılmıştır.
17,00  11,80 

Sovyet Dönemi Türkmen Folkloru

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Üç bölümden oluşan bu kitap, Türkmenistan'dan getirilen orijinal kaynakların yanı sıra konuyla ilgili Türkiye'de ve yurt dışında yayımlanmış diğer kaynaklara dayanarak hazırlanmıştır. Bu kitapta, Sovyet döneminde “Türkmenistan Otonom SSC” olarak ilan edilen Türkmenistan'da Bolşevik rejim inşa edilirken foklorun etkili bir propaganda aracı olarak nasıl kullanıldığı, yüzyıllar boyu aynı topraklarda yaşayan Türkmenlerin folkloruna yapılan müdahalelerin ne yönde olduğu, Komünist Parti'nin burada kültür politikalarını nasıl uyguladığı ve ne tür sonuçlar elde ettiği tespit edilmeye çalışılmıştır.
21,00  15,30 

Nevruz: Türk Ergenekon Bayramı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Nevruz üzerine dünyada ve Türkiye'de yapılan en kapsamlı çalışma. Türk tarihçilerinin en önemli isimlerinden ve Kültür eski Bakanlarından Prof. Dr. Abdulhalûk Çay 500'den fazla kitabı tarayarak, 1040 dipnot ile, Avrupa ve Ortadoğu dillerindeki konuyla ilgili tüm eserlere başvurarak Nevruz üzerine bir kaynak kitap ve aynı zamanda bir başyapıt ortaya çıkardı. Siyasi tartışmaların ötesine çıkarak Nevruz'un kökeni, tarihi, gelenekleri üzerine bilimsel gerçekler bu kitapla günyüzüne çıkmış oluyor.
30,00  21,75 
Bu eserin hazırlanış gayesi Asım Usun 11 Ekim 1956 tarihli Mustafa Kemale atfettiği şu sözlerin cevabını bulmaktan ibarettir. İstiklal tarihinin başı ve başlangıcı olmak üzere benim İstanbuldaki faaliyet ve temaslarım henüz herkesçe malum değildir. Bu hassas dönemi inceleyenler yapmış oldukları kıymetli araştırmalarda bazı noktaları eksik bırakmışlar, bu durum ise Mustafa Kemal Paşanın Anadoluya geçmesinin sebep ve sonuçları hususunda hâlâ tartışmaların devam etmesine neden olmuştur. Mustafa Kemal Paşanın niçin ve hangi şartlarda Anadoluya çıktığı sorusunun cevabını o günlerin tarihi hadiseleri içinde aramak tarihi gerçeklik adına takip edilmesi gereken resmi tarih, Alternatif tarih veya öteki tarih gibi isimlendirmelerden kaçınarak tartışılan hadiselerin belgelerini ortaya koymak suretiyle okuyucuyu ve zamanı mutlak hakem tayin edebilmektir. Daha önce yazılan makaleleri bir araya getirerek yeni bir yöntemle ortaya koymaya çalıştığımız bu eserde; mütareke sürecinde Mustafa Kemal Paşanın İstanbulda nasıl bir yol takip ettiğini her yönüyle incelemek ve onun Anadoluya geçişinde rol oynayan faktörleri tek tek tespit etmek amaçlanmıştır. Bunu yaparken 90 yıldır telif, tetkik ve hatıra türü eserlerde sürdürülen Sultan Vahideddin-Mustafa Kemal Paşa kavgasına tarihi gerçeklik odına cevap verilmeye çalışılmıştır. Olaylara bakış açımız sebep-sonuç ilişkisiyle ele alınmış,böylece sadece hikâye olmaktan çıkaracağımız tarihi meseleler okuyucuya belgelenmiş bir şekilde ve inkârı mümkün olmayan delillerle sunulmuştur. Bütün bunları yaparken sadece eskiyi ihya etme gayreti içinde olmadığımız gibi, yeni dönemin oluşumundaki sancılar ve sıkıntılar da gözlem altına alınmıştır. Tarihi olayların değerlendirilmesinde sadece kişilere bağlı kalınmamış ve böylece vakanüvislerin sıkça yaptıkları değer yanılgılarına düşülmemeye çalışılmıştır.
24,00  19,00 

Kafkasya’da Türk soykırımı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türkiye'de halkın bütünün hatta bu konu ile ilgilendiği bilinen aydınlarının bile, bilmedikleri “Kafkasya Gerçeği-Türk Soykırımı” belgelere dayanan rakamlarla ortaya çıkarılmış ve bilhassa Türkiye'de yaşayan Türklerin konu hakkında doyurucu bilgi sahibi olmaları için böyle bir kitabın hazırlanması düşünülmüştür. Bugüne kadar, “Ermeni Sorunu” ile ilgili bir çok kitap yayınlanmıştır. Bu kitapların hemen hepsi, bir kaç istisna dışında, Ermenilerin tuzağına düşmüş ve “soykırım” tezini çürütmek üzere yazılmıştır. Çünkü, Ermeni sadece 1915'in konuşulmasını, lehte ya da aleyhte hiç fark etmez, istemektedir. Ermenilerin 1915'in öncesi ile hiç işi yoktur. Bu yüzden “yazılan kitaplar Ermenilerin tuzağına düşmüştür” diyorum. Bu kitapların hiç birinde, esas soykırımı Ermenilerin yaptığı yazılmamıştır. İlk defa elinizde tuttuğunuz bu kitap, Ermenilerin Türklere soykırım uyguladığının belgelerini sunmakta ve esas soykırımı Ermenilerin yaptığını kanıtlamaktadır.
10,00  7,20 
Azerbaycan'ın önemli tarihçi ve edebiyatçısı Yunus Oğuz, bu son çalışmasında; geliştirdiği özgün “etnogenez” teorisi ile Türkiye'de de çok tanınan ve tartışılan Rus Türkolog Lev Gumilev'in Eskiçağ ve Ortaçağ Türk tarihiyle ilgili fikirlerini ele alıyor. Gumilev'in Rus gözüyle yorumladığı on bin yıla yakın bir dönemi kapsayan Türk tarihini bir Türk'ün gözüyle yeniden yorumluyor. Gumilev'in geliştirdiği ve İbni Haldun'un “asabiye” kavramıyla karşılaştırılabilecek “passionerlik” kavramı Yunus Oğuz'un çalışmasının da temel kavramı olarak Türk tarihini algılamak açısından son derece özgün bir yol çiziyor. Türk tarihinin hangi dinamiklerle ve nasıl aktığını; bir anlamda nereden ve nasıl geldiğimizi anlamak isteyen Türk okuyucusu için bir başvuru kitabı olan Yunus Oğuz'un eseri bir taraftan da Gumilev'in “etnogenez” ve “passionerlik” gibi önemli tezlerini incelemek isteyenler için de bir anahtar kitap özelliği taşıyor.
12,00  8,70 
Halk inançları çalışmalarım kültürel kimliğin tespiti arayışlarında bir alt başlık olarak başlamıştı. Bunlar hacim ve ehemmiyet itibariyle giderek kitap ehli dinlerin alanlarını zorlar olmuşlardır.Halk kültürünün bir alt alanı olmalarına rağmen, kültürel kimlik de ciddi bir biçimde tayin edici faktör olabileceklerini göstermişlerdir. Biz ilk karşılaştırmalarımızı Anadoluda ilden ile yaparak başlatmıştık. Bunu Anadolunun bölgeleri arasında yaptığımız karşılaştırma çalışmaları izledi. Daha sonra bulunma imkanı elde ettiğimiz Türk Dünyasıdan kesimleri Anadoludaki benzeri inançlarla karşılaştırdık. Türk Dünyasından Kuzey Afganistan (Uluğ Türkistanın Güney kesimi) Türkmenistan, Özbekistan, Karakalpakıstan, Kırgızistan,Kazakistan, Gürcistan, Azerbaycan, Nahçıvan, Dağıstan, Kırım, Başkurdistan,Çuvaşıstan, Tataristan, Makedonya, Anadolu, Altay,. Gagavuzeli, Bulgaristan, Kıbrıs,Kafkasya, İran, Suriye, Irakta halk inançları çalışmalarını yapma imkânı buldum.Çalışmalarımın sonuçları; biliri, makale ve kitaplar halinde yayınlandı.
34,00  24,80 
Azerbaycan'ın yüzde 20`si komşu Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Dünya birliğinin bu konudaki “çifte standartlı” tutumu, uluslararası barış ve güvenliğe darbe vurmakta, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun barış yoluyla çözümünü geciktirmekte, Ermenistan`ı sürekli işgalci politika uygulamaya teşvik etmektedir. Uluslararası hukuk, işgalci devletin cezalandırılmasını öngörmektedir. Buna göre hiç bir devlet, diğer devletin toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına askeri müdahalede bulunamaz. Kardeş Türkiye'nin 1993 yılında gördüğü işler takdire şayandır. Ermenistan tarafından Azerbaycan topraklarının bir kısmının işgal edilmesine cevap olarak Ankara'nın işgalci devletle olan sınırlarını resmi olarak kapatması yasal bir adımdır ve Ermenistan`ı uluslararası hukukun prensip ve normlarına göre davranmaya mecbur bırakmak amacını taşımaktadır. Dünya birliği bundan ibret almalı, Ermenistan`a karşı baskıları artırmalıdır. Bu, beşeriyetin geleceği için çok önemlidir. Çünkü Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne karşı başka bir devletin askeri güç kullanmasına uluslararası birliğin bigane kalması, hukuki prensip ve normların üstünlüğüne dayanan mevcut dünya düzeninin ihlaline; uzun yıllar zarfında dünya devletlerinin zorlu çabalarıyla elde edilen başarıların heba olmasına; yasal uygulamaların ihlaline; sonu zararlı olabilecek başka olayların yaşanmasına neden olur. Bu amaçla Azerbaycan ve Türkiye tarafından uluslararası kurumlarda konu defalarca gündeme getirilmiştir. Bu yararlı işbirliği kapsamına, Azerbaycan ve Türkiye parlamento temsilcilerinin çok yönlü alanlarda, sıkı işbirliği faaliyetlerini de eklemek mümkündür.
17,00  12,40 

Balkanlar’da Türk Soykırımı

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
2012 yılı Balkan Savaşları'nın daha doğrusu “Balkan Soykırımı”nın yüzüncü yılı… Yaşanırken “medeni” dünyanın kör olduğu, duymadığı ve hatta kışkırttığı bir soykırımdı. Soykırım bitti bu sefer beyinlerde soykırım başladı… Unutturmak, çarpıtmak ve hatta soykırım kurbanlarının anısını kirletmek istediler. Bu dünyada Balkan Türkleri kadar talihsiz bir halk, Balkan Türk Soykırımı kadar görmezden gelinen bir facia var mıdır? 250 yılda 2.5 milyon Balkan Müslüman'ı katledildi. 8 milyonu vatanından sürdü. Eğer bugün insanlık ve medeniyetten bahsedeceksek önce tüm insanlık aleminin Balkan Türklerinin başına gelen bu vahşetle hesaplaşması lazımdır.
20,00  14,60 
Altaylardan Anadoluya İnanç Göçü, bölgeye, kuzey-güney istikametindeki inanç göçünü anlatan yazılardan oluşmuştur.Evvelce kitaba dönüştürülen bir kısım yazılarımızı Orta Asyadan Orta Doğuya İnanç Göçü başlığı altında toplamıştık. Bu yeni çalışmamızla da her iki yönden Anadolu Türk kültür coğrafyasında buluşan halk inançlarını ele almayı amaçladık. Böylece nice bin yıllık inanç katmanlaşmasının derinliklerine ulaşmak daha kolaylaşa bilecektir, diye düşünüyoruz. Bu katmanlaşma bölge dinlerine beşiklik yapacak semavî dinler dönemine taşınan inançların kökenlerini takip kolaylaşa bilecektir, kanaatindeyiz. Altaylardan Anadoluya İnanç Göçü kitap çalışması diğer çalışmalarımızın bazılarında olduğu evvelce verilmiş bir kısım bildiriler, makaleler yenilen elden geçirilerek burada toplanması ile olmuştur. Yazıların ortak tabanları kuzey ve Ön Asya arasında inanç bağlantısı kurmuş olmalarındadır.
14,00  10,60 

19 sonuç gösteriliyor