2011

Yarınki Turan Devleti

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Ömer Seyfettin inancı kuvvetli bir Türk milliyetçisidir. Milliyetçilik inanç ve ülküsü şiirlerinde, makalelerinden, hikâyelerinde, romanlarında en belirgin öğe durumundadır. Ona göre ulusları yaşatan, kutsal bir amaç çevresinden toplayan şey ülküye bağlanmalarıdır. Ülküsü olmayan bir ulus ölmüş demektir. Çünkü bu suretle bireyle ulusun varlığını duyamayan ve canını onun uğrunda fedaya hazır bulunmuyor demektir. Bu ülkü, Türkçülük ve milliyetçilik ülküsüdür. Bu kitapta bunu belirtmiştir. Çağrı Yayınları olarak bu kitabı aslı ile birlikte yayına hazırladık.
5,00  3,75 

Şamanizm ve Eski Türk Dini

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Özellikle Türkiye'de yıllardır süren bir tartışma söz konusudur. Eski Türk inancı Şamanizm mi, yoksa değil mi? Ayrıca bu bu inanç sistemine ne ad verileceği meselesi uzun yıllardır ilim adamlarının gündemini meşgul etmektedir. İşin esasına baktığımızda da bu durum hala açıklığa kavuşturulmamış olduğu gibi, bundan sonra da tartışmaların süreceği ortadadır. Biz eski Türk dini ve Şamanizm hususunda çok büyük iddialarda bulunmayacağız. Ancak Şamanizm ile eski Türk itikadının kesinlikle birbirinden ayrı şeyler olduğunu göstermeye çalışacağız. Yani eski Türklerin dininin bugünkü geç Sibirya Şamanizmiyle hiçbir alakası yoktu. Belki de bu deneme birtakım araştırmacı tarafından yeterli sayılmayabilir.Dünyada bugün Şamanizm üzerine yapılan incelemelerin bibliyografyasını bile toplasaydık, onlarca cilt olurdu. Hala da dünyanın şurasında veya burasında, hergün bu konuda bir şeyler yazılmakta ve söylenmektedir.
11,00  8,00 

Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Toplum önderlerinin asli vazifesi tarihi ve klasik değerleri bir başvuru kaynağı olarak gündemde tutmak; karşılaşılan problemlere çözüm geliştirirken bu kaynakların da söz sahibi olacağı çağdaş, realist, bizden sonuçlara kapı aralamak olmalıdır. Kültür, içinde bulunduğumuz genel hayatın dengelerine göre güncellenmezse antikaya döner ve fonksiyonsuzlaşır. Bugün eğer Kut; bayram tebriklerinin beylik kelimesine, Töre; arabesk gazete manşetlerinin lanetli sözüne dönmüşse, orada Töre bozulmuş, Kut kuşağı gevşemiştir! Umulur ki; kaynağa itibar ederek yön tayinine çalışan ihtiyaç sahipleri bu kitap bir güncellemeyi başlatır.
16,20  11,00 

Kök Tengri

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Türk tarihinde, şifahi kültür geleneği sebebiyle fikir ve iman hayatıyla ilgili vesika azdır. Elinizdeki çalışma; Zekât(Han-ı yağma), domuz eti yemeyiş, zina yasağı, misafirperverlik, adalet anlayışı, ahlâk anlayışı, , bahislerinde son ve mükemmel din olan İslâmın getirdiği mesajlara paralel durmuş bir cemiyetin Tanrı inanışından söz ediyor. Bu çalışmadaki bakış açısı, eski Türk dininin mahiyetini anlama gayretlerine yeni bir metod olabilir. Zaten ilim; bilinenlere nispetle bilinmeyenleri aramak değil midir?
10,80  7,80 
Alkış ve Kargışların içeriği toplumların millet olabilme yeteneklerini yansıtır. Ayrıca asaletlerini merhametlerini ve mertliklerini hamt duygularını ve haddini bilmelerini içerir. Alkış ve Kargışlar, bir milletin mitolojik dönemden şekillenerek gelen tarihlerini yansıtır. Onlar milletlerin parmak izleri gibidirler. Bu izlerden hareketle toplumlar dinlerini değiştirseler ve dillerini yitirseler de kültür akrabalarını bulmakta zorluk çekmezler.
14,00  11,00 
Mondros Mütarekesi’nden Lozan Antlaşması’na kadar geçen süreç, siyasi ve hukuki açıdan incelenmiştir. Mondros Mütarekesi’nden başlanarak Lozan’a kadar geçen sürede verilen askerî mücadeleler ile birlikte siyasî teşebbüsler, millî bağımsızlığı sağlamak amacına mâtuf arayışlardır. Milli Mücadele'de, Sèvres'i ne pahasına olursa olsun kabul ettirmek isteyen kahir bir güç ile “ya istiklâl ya ölüm” diyen bir irade karşı karşıyadır. Hangi sebeple olursa olsun Türk vatanının işgal edilmesi kabul edilmemiş ve Mustafa Kemal'in yürüttüğü Kuva-yı Milliye Hareketi hiçbir işgalciye isteklerini gerçekleştirme fırsatı vermemiştir. Nihayet Lozan'da, yeni kurulan Türk Devleti'nin bağımsızlığıyla ilgili olduğu kadar Osmanlı Devleti'nin tasfiyesine müteallik meselelerin hallinde de “istiklâl-i tam” asıl amaç ve hedef olmuştur.
19,00  13,80 

Tarihte Tebriz

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
alışmanın özünü, 1000 yıllık bir Türk şehri olan Tebriz’in siyasi, sosyo-kültürel ve ticari tarihi oluşturmaktadır. Tebriz, bugün 4,5 milyon nüfusuyla İran’ın en önemli şehirlerinden birisidir. Nüfusunun neredeyse tamamını Azeri Türkleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla konuştukları dil Azeri Türkçesidir ve Türkiye Türkçesine çok yakındır. Tebriz, barındırdığı bu Türk nüfus dolayısıyla İran’daki Türkler ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşayan Azeri Türkleri için her zaman önemli bir konumda olmuştur. Bundan dolayı Azerbaycan Türkleri, Tebriz’e “Azerbaycan’ın Anası” demektedirler. Tarihte de Azerbaycan’ın başşehri olarak her zaman Tebriz gösterilmiştir. İran’ın Tahran, Meşhed ve İsfahan’dan sonra dördüncü büyük şehri olan Tebriz, gerek içinde barındırdığı Türk nüfus ve gerekse İran’ın yüzyıllar boyunca yöneten Türkler açısından önemli bir merkezdir. Biz bu çalışmamızda Türk tarihi için önem arz eden Tebriz şehrinin, Selçukluların bölgeye gelişinden(11. yüzyılın başları) Kaçar Hanedanı’nın sonuna(1925) kadarki dönemi incelemektedir.
14,00  10,20 
Türk milletinin Tanzimattan itibaren görmeyi arzuladığı yeni insan tipini Atatürk'ün şahsında bulması onun gerçekleştirdiği Türk aydınlanmasıyla da yakından ilgilidir. O hâlde bu büyük değişimi anlayabilmek öncelikle onun kısa ancak olağanüstü olaylarla dolu hayat hikâyesini öğrenmekle mümkündür. Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu özellikleriyle yirminci yüzyılı olağanüstü kişiliği ile etkilemiş büyük bir asker ve devlet adamıdır. Onun olağanüstü kişisel meziyetleri Türk milletini hapsolduğu karanlıklardan ve belki de yok olmak tehlikesinden kurtarmış, Türk milletini istiklale kavuşturarak çağdaş dünyanın medenî ülkeleri arasına dâhil etmiştir. Şüphesizdir ki, Atatürk'ü iyi anlamak onun çağdaş Türkiye'nin temellerini atarken hangi dinamikler ile hareket ettiğini ve cumhuriyetin hangi temel esaslar üzerine bina edildiğini de ortaya koymak bakımından büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet tarihimizin hangi döneminde olursa olsun, Atatürk'ün hayatı, cumhuriyetin kuruluşunu, bugününü ve yarınını anlamak isteyen herkesin vakıf olması zarurî olan bir süreç olacaktır.
31,00  22,50 
19. yüzyıl başlarından itibaren yükselen milliyetçilik, millet, milli devlet kavramları asrımızda da güncelliğini koruyan tartışma konularıdır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde etnik ve milli temele sorunların kendisini sık sık göstermesi, zaman zaman silahlı çatışmalara sebep olması bu kavramlar etrafındaki tartışma ve çözüm arayışlarının daha uzun müddet devam edeceğini göstermektedir.
11,00  8,00 

Kırgız Türkleri Tarihi

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
“Tabi ki, burada geçmişi de sorgulamak durumundayız. Kırgızlar, Türk devletini yönetmeye ve kutlu ötüken'in sahipliğine layık oldular mı? Maalesef onlar da Uygur Türklerine benzer şekilde hareket edip, tarihi bir sorumluluk yüklendiklerinin farkına varmadılar. Neticede buraları yüzyıl bile tutamadan Moğolların iradesine bıraktılar. Elbetteki bu hal, sadece kendi istikbalinde değil, bütün Türk milletinin geleceğinde de tesirli oldu.”
16,00  11,50 
Çifte standart, Batının seçilmiş toplum inancı ile demokratik düşünce ikileminin politikasına yansımasıdır! Tarihleri, peygamber, filozof, köle katliamıyla, kölecilikle ve sömürgecilikle oluşturulmuş milletler Tanrının çocukları ya da seçilmiş toplum olabilir mi?p> Seçilmiş toplum varsa, tarihinde kölecilik, sömürgecilik, peygamber ve filozof katliamı olmayan toplum olması gerekmez mi?p> Yeryüzünde seçilmiş olan tek varlık insandır ve o yeryüzünün her yerinde ve her toplumda vardır.
17,00  12,40 

Ermeni Cephesinden Pan-Turanizm

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
1. Dünya savaşı arefesinde siyaset literatüründe adından sıkça sözedilen “Turan” kavramı, savaşın müttefikler aleyhine sonuçlanmısa ve yeni Cumhuriyet Türkiye'sinin kurulumasıyla unutulmaya terk edilir. Ermeni Nalbantyan kardeşlerin “İstanbul”dan hareketle, İran platosu, Çin Türkistan'ı, Tanrı Dağlarından kuzey-batıya çizilen bir yayla Ural-Altay, Finlandiya, Baltık kıyıları ve Macaristan'dan İstanbul'a dönüş olarak tanımladıkları tarihin coğrafi kalbi olan bu mekan “Turan” burada yaşayan Osmanlı Türkleri, Kazan ve Kafkasya Tatarları, Türkmen, Özbek, Mançu, Kırgız, Tunguz, Bulgar, Fin ve Macarlar da “Turan” haklarıdır. Klasik imparatorlukların tasfiyesiyle sonuçlanacak 1. Dünya savaşı esnasında bi tarihi coğrafi mekan, yeniden şekillencek bir dünyanın oluşumunda birinci dereceden olayların hüküm ferme olduğu mücadele sahasıdır. Jeo-politik gerçekleğin tabii bir gereği olarak, İttihat ve Terakki ile Bolşevik devrimi esnasında zirvede cereyan eden Türk-Sovyet ilişkileri hakkında Zare Vand, bu eski iki hası devletin şaşırtıcı yol arkadaşlığı için “…Tarih, Rus konünistleriyle, Türk pan-Türkistlerin işbirliğine şahit oluyordu ki, bu durum çağdaş tarihin ilginç olduğu kadar, ironik bir başlangıcıydı” demekten kendini alamayacaktır. “Turan” kavramıyla, bu kavramı anlamlandıran, tarihi, siyaci ve kültürel boyutlarıyla, İttihat ve Terakki'den,Ermeni meselesine, Türk-Sovyet İngiliz ilişkilerinden, Cumhuriyet Türkiyesi'nin kuruluşuna kadar yakın dönem tarihine ışık tutacak pek çok konuya Ermeni cephesinden nasıl bakıldığı oldukça ilginç.
25,00  18,90 

Atatürk’ün Avrasya Devleti

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Atatürkün gözünde Misak-ı Millî nedir? – Millî Mücadelede, Sovyetlerden ne zaman ve ne kadar yardım aldık? – İrana 1923 yılında uçak armağan ettik mi? Neden? – Enflasyonun yüzde 250lerde olduğu 1924 yılında 100.000 altın harcayarak: Türkiyat Enstitüsünü kurduk, Etnografya Müzesinin temellerini attık mı? Niçin? – Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumunun kurulmasında gözetilen hedef nedir? Bu hedeften kim niçin saptı? – Atatürk ve İnönü hangi fikirde çatıştılar? Kim haklı idi? – Atatürk, İnönünün çocuklarına okumalarını sağlamak için mirasından pay ayırdı mı? Niçin? – Atatürkün Siyasi Vasiyeti var mı? Neydi ve uygulamasını kim önledi? – Atatürk, kimin Cumhurbaşkanı olmasını istiyordu? Kim oldu? Bütün Bu soruların cevapları bu kitapta!
17,00  11,80 

Atatürk’ün Evrensel Boyutları

Henüz değer ylendirmeok
Kepit: Türk Betik
Bu kitap bir büyük araştırmanın sadece bir bölümüdür. Ancak “bölüm” yeniden gözden geçirilmiş, bazı ekler ve çıkarmalar yapılmıştır. Bu kitapta amaçlanan hedef, Türkiye ve Atatürk hakkında sınırlı bilgisi olan yabancılara ve Atatürk'ü sistem ve doktrin olarak tanımak isteyen gençlerimize eskiz halinde de olsa tanıtmaya çalışmaktır. Gençlerimizin bilmesi için şu kadarını eklemek istiyorum: Atatürk'ün fikir yapısı, hiçbir sistemle kalıplanacak nitelikte değildir. Kendisine özgü bir “hürriyet” anlayışı olduğu için liberalizme götürülebilir. Ama kesinlikle Marksizm'e yerleştirilmesi mümkün değildir. Çünkü, kendisi, sürekli olarak olaylar karşısında alternatif düşünceler ürettiği gibi, her türlü fikir kalıplarına da karşı çıkmıştır. Nitekim mahiyetini kavrayabilmek için 1934 yazında Yalova'da Marksizm üzerinde ciddi bir çalışma yapmış ve sonunda arkadaşlarına bu çalışmalarının özetini: “Bize yarar bir şey yok!” diyerek anlatmıştır.
7,50  5,10 

14 sonuç gösteriliyor